
Türkiye’nin başkenti Ankara yakınlarında, Falcon 50 tipindeki iş jeti, Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı 5 kişilik askeri heyeti taşıyordu. Uçak, 20.10’da Esenboğa Havalimanı’ndan Tripoli’ye doğru havalandıktan sadece 42 dakika sonra, Haymana civarında irtibatı koptu ve kısa sürede düşerek beş askerin hayatını kaybetmesine yol açtı.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti, kazanın ardından ülke çapında 3 günlük ulusal yas ilan etti. Resmi açıklamada, bu süre zarfında tüm devlet kurumlarında bayrakların yarıya indirileceği, resmi ve kutlama etkinliklerinin askıya alınacağı belirtildi.
Kazada yaşamını yitiren askerlerin Libya’ya hizmette gösterdiği fedakarlık vurgulanarak, “Merhumların ailelerine ve silahlı kuvvetlerdeki meslektaşlarına en içten taziye” dilekleriyle birlikte, Allah’tan rahmet ve sabır temennisi edildi.
Libya Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Savunma Bakanlığına hemen bir resmi heyet gönderilmesini ve kazanın koşullarının Türk makamlarıyla doğrudan koordinasyon içinde araştırılmasını talep etti. Bu adım, iki ülke arasındaki diplomatik ve askeri ilişkilerin korunması amacıyla atılmış kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kazanın detaylarını şöyle özetledi: “Saat 20.10’da Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Tripoli’ye doğru havalanan 9H‑DFJ kuyruk numaralı Falcon 50 tipi iş jeti, 20.52 itibarıyla irtibatı kesildi. Haymana civarında acil iniş bildirimi alındı, ancak uçakla yeniden bağlantı sağlanamadı.” Bu açıklama, kazanın teknik nedenlerine dair ilk ipuçlarını sunarken, soruşturmanın derinleştirileceğini işaret ediyor.
Kaza, Libya içinde mevcut siyasi istikrar ve güvenlik endişelerine yeni bir boyut ekledi. Ülkenin hâlihazırda çatışma ve göçmen krizleriyle boğuştuğu bir dönemde, bu tür bir kayıp askeri liderlik yapısına ve uluslararası dayanışma çabalarına ağır bir darbe vurdu. Türkiye ise, Libyalı askerlerle olan yakın ilişkileri çerçevesinde, olayın şeffaf bir şekilde soruşturulmasını ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin devamını vurguladı.
Türkiye ve Libya arasındaki askeri ve sivil işbirliği, geçmişte birkaç kez zorlayıcı sınavlardan geçti. 2019’da Trablus’ta meydana gelen bir askeri helikopter kazası ve 2022’de iki ülke arasında imzalanan savunma anlaşmaları, bu ilişkilerin ne kadar hassas ve kritik olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu kazanın güvenlik protokollerinin yeniden gözden geçirilmesi ve uluslararası havacılık standartlarının güçlendirilmesi ihtiyacını ortaya koyduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak, Libya’nın ulusal yas ilanı ve başbakanın aldığı kararlar, hem Libya içinde hem de bölgesel arenada bu trajik olayın politik ve diplomatik etkilerini artırıyor. Türkiye’nin hızlı ve koordineli yanıtı ise iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sürdürülmesi açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor.