
Libyalı 5 çocuk babası, uzun yıllar süren yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı geçmişi nedeniyle Tip 3 aort yırtılması tanısı aldı. Yırtığın böbrek damarlarını etkilemesi sonucunda böbrek yetmezliği gelişmiş ve hastaya diyaliz tedavisi başlatılmıştı. Türkiye’ye getirildikten sonra İzmir’in önde gelen özel hastanelerinden birinde kapalı yöntemle stentli yapay damar uygulaması gerçekleştirildi.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Narin, “Yırtılan damarın stabilize edilmesi ve hayati bölgelere ilerlemesinin önlenmesi için kapalı yöntemle operasyon planladık” dedi. Operasyon sonrası hastanın karın, bel ve sırt ağrılarının tamamen geçtiğini, rahatça yürüyebildiğini ve günlük aktivitelerini sorunsuz sürdüğünü vurguladı. Tedavi sürecinde hasta, diyetisyen eşliğinde beslenme düzeni oluşturuldu, haftada üç gün diyaliz programına alındı ve pıhtı önleyici tedavi planlandı.
İyileşen Abdulkafi, “Ne oturabiliyor, ne yürüyebiliyordum. Sadece sağ tarafıma sabit yatıyordum. Aorttaki yırtık yaşamımı tehdit ediyordu. Her an ölümle burun burunaydım. Çok çektim ama gördüğüm başarılı tedaviyle şikayetlerimden kurtuldum. Emeği geçen tüm doktorlarıma çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Şimdi ülkesine “yeniden doğmuş gibi” dönerek, sağlığını tamamen geri kazandığını belirtti.
Stentli yapay damar tedavisi, aort yırtıkları gibi kritik durumlarda minimal invaziv bir seçenek sunarak hastaların iyileşme süresini kısaltıyor ve komplikasyon riskini azaltıyor. Uzmanlar, bu yöntemin özellikle yüksek riskli hastalarda hayati bir kurtarma aracı olma potansiyelini vurguluyor. Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki deneyimi ve ileri teknoloji ekipmanları, benzer durumdaki hastalar için uluslararası bir çekim merkezi haline gelmesine yardımcı oluyor.