
Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı, “Artık değerlendirmeler sadece hekimin sezgisiyle değil, milyonlarca verinin işlendiği yapay zeka sistemleriyle destekleniyor. Yapay zeka artık sadece bilim kurgu değil, hastaya özel kararlar verebildiğimiz, elimizi güçlendiren bir araç haline geldi” diyerek, yapay zekanın klinik karar sürecine entegrasyonunun önemini vurguladı.

10 Aralık’ta Ankara’da, Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği (BİNSENDER) tarafından düzenlenen “3’üncü Erişkin Lösemi Hastaları Günü” etkinliği, Gençlik Parkı Kültür Merkezi’nde doktorlar, hastalar ve yakınlarının bir araya gelmesiyle gerçekleşti. Etkinlik, lösemi hastalarının sesini duyurmak ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla büyük ilgi gördü.
Dernek Başkanı Çiğdem Kuzucu, konuşmasında derneğin kuruluş hikâyesini ve amaçlarını anlattı: “Oğlum Erdi Berkay’ın lösemiyle mücadelesi sırasında kurulan bu dernek, bugün erişkin lösemi hastalarının görünürlüğünü artırmak, kök hücre ve kan bağışını teşvik etmek ve tedavi sürecinde yalnız kalan hastalara destek olmak için faaliyet gösteriyor. ‘Bin Gönüllüden Biri Sen Ol’ diyerek, lösemi ve diğer kan hastalıkları konusunda toplumsal farkındalık yaratmayı hedefliyoruz.“
Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı, büyük merkezlerde hastaların genetik analiz sonuçları, hastalık tipi ve genel sağlık durumunun bir arada değerlendirildiğini, bu sayede en uygun tedavi seçeneklerinin yapay zeka destekli algoritmalarla belirlendiğini açıkladı. “Birkaç yıl önce yayımlanan bir çalışmada, düzenli kan tetkikleri ve yapay zeka analizleriyle kişiselleştirilmiş tedavi planı uygulanan kronik lösemi hastalarının %95’i üç yıl sonunda hastalıksız kaldı. Bu sonuç, yapay zekanın klinik sonuçları nasıl dönüştürebileceğinin güçlü bir göstergesi.“
Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz, yeni nesil oral tedavilerin hastaların yaşam kalitesine etkisini değerlendirdi. “Kronik miyeloid lösemi artık sadece bir hapla tedavi edilebiliyor; kronik lenfoid lösemi ise iki hapla 15 ay içinde hastalığın kontrol altına alınmasını sağlıyor. Bu ilaçlar klasik kemoterapiye göre daha spesifik ve seçici, ancak yan etkileri tamamen yok değil; hastaların ayaktan takibi ve periyodik kontrolleri hâlâ gerekli.“
Etkinlikte lösemi tedavisi gören hastalar, yapay zekâ destekli tedavi süreçlerinin onlara nasıl umut verdiğini anlattı. Birçok hasta, kişiselleştirilmiş tedavi planları sayesinde iş ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönebildiklerini belirtti. Uzmanlar, AI tabanlı sistemlerin ülke çapında yaygınlaşmasının, lösemi tedavisinde başarı oranlarını artıracağı ve hastaların tedavi sürecindeki psikolojik yükünü hafifleteceği görüşünde birleşti.
Türkiye’de yapay zekânın kanser tedavisinde standart bir araç haline gelmesi için altyapı, veri güvenliği ve multidisipliner iş birliği gerekliliği vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki beş yılda AI destekli genetik profil analizlerinin tüm büyük onkoloji merkezlerinde zorunlu olmasını hedeflediklerini ve bu sayede tedavi sürecinin %30‑40 oranında kısalacağını öngörüyorlar.