Maduro’nun Müttefikleriyle Kriz

Maduro’nun Müttefikleriyle Kriz
Yayınlama: 12.12.2025
7
A+
A-

Maduro, Çin ve Rusya’nın sembolik desteğinin ötesinde somut bir yardım bekliyor; ABD’nin Karayipler’e konuşlandırdığı güçle birlikte Venezuela’nın uluslararası konumu belirsiz bir hâle geliyor.

Geçmişteki Stratejik İttifaklar

Venezuela’nın sosyalist yönelimli yönetimi, Hugo Chávez dönemiyle Çin ve Rusya arasında çok kutuplu bir dünya vizyonu çerçevesinde stratejik bir ortaklık kurdu. Bu bağlar, Maduro’nun 2019 seçimlerinde yaşadığı meşruiyet krizinde hayati bir destek mekanizması olarak öne çıktı.

Çin ve Rusya, o dönemde hem ekonomik kredi hem de askeri danışmanlık sağlayarak Caracas’ı ABD’nin bölgesel hegemonisi karşısında bir denge unsuru haline getirdiler.

Günümüzün Çözülmüş Sözleşmeleri

2024 yılı itibarıyla, iki süper güçten gelen destek büyük ölçüde sembolik bir hâl aldı. Uzmanlar, Pekin’in Venezuela’ya sağladığı kredilerin hâlâ yüksek bir yüzdeyi oluşturduğunu, ancak askeri yardımın neredeyse tamamen durduğunu belirtiyor.

Washington Post’un elde ettiği belgelere göre, Maduro Ekim ayında Rusya’dan Sukhoi savaş uçakları onarımı, radar sistemleri iyileştirmesi ve füze temini talep etti; ancak Moskova hâlâ somut bir yanıt vermedi.

ABD’nin Karayipler’deki Askeri Baskısı

ABD, nükleer enerjili denizaltılar, casus uçakları ve yaklaşık 15 bin askerle Karayipler’e dev bir askeri varlık konuşlandırdı. Başkan Donald Trump, bu hamleyi “uyuşturucu kaçakçılığına karşı” olarak nitelendirirken, birçok gözlemci Washington’un asıl amacının “rejim değişikliği” olduğunu iddia ediyor.

Trump, Venezuela hava sahasını tek taraflı “tamamen kapalı” ilan ederek bölgedeki gerilimi tırmandırdı; bu durum, Maduro’nun dış müttefiklerinden beklediği destek ihtiyacını daha da artırdı.

Rusya’nın Sözleri ve Gerçekleri

Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakarova, “gerginliğin tırmanması daha büyük sorunlara yol açar” diyerek diplomatik bir tavır sergiledi. Tass haber ajansı ise Kremlin’in “omuz omuza” çalıştığını iddia etti; ancak 2018’deki 100’den fazla Rus pilotu ve iki nükleer kapasiteli bombardıman uçağı gönderimi gibi somut destekler, şu anki “söz” aşamasına kıyasla çok daha etkiliydı.

Çin’in Finansal ve Enerji Bağları

2005‑2022 yılları arasında Çin, Latin Amerika’da en çok kredi sağlayan ülke olarak Venezuela’yı öne çıkardı; toplam kredi hacmi 60 milyar doların üzerine çıktı ve bu, bölgedeki Çin kredilerinin %40’tan fazlasını oluşturdu. Çin aynı zamanda Venezuela petrolünün başlıca alıcısı konumunda.

Fakat son yıllarda Pekin, yeni kredi akışını azaltarak mevcut borçların geri ödenmesine odaklandı; askeri yardım ise “hiçbir işaret vermedi”.

Uzman Görüşleri ve Bölgesel Dinamikler

Andrés Bello Üniversitesi’nden Prof. Fernando Reyes Matta, “Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, Venezuela’yı hem Pekin hem de Moskova için düşük öncelikli bir ülke hâline getirdi” diye uyardı. Prof. Vladimir Rouvinski ise, “Rusya’nın Ukrayna savaşına yönlendirdiği kaynaklar ve Batı’nın yaptırımları, Venezuela’ya daha fazla destek vermesini riskli kılıyor” şeklinde değerlendirdi.

İki akademisyen de, hem Çin hem de Rusya’nın iç siyasi baskıların artması ve ABD‑Çin gümrük vergisi gerilimleri nedeniyle, Caracas’a doğrudan askeri müdahale olasılığının düşük olduğunu vurguladı.

Seçim Krizi ve Gelecek Senaryoları

Temmuz 2024 seçimlerinde iddia edilen büyük usulsüzlükler, Maduro’nun “tamamen yalnız” bir lider hâline gelmesine yol açtı. Nobel ödüllü aktivist María Corina Machado’nın önderliğindeki muhalefet, seçim sonuçlarını geçersiz kılarak uluslararası gözleri Caracas’a çevirdi.

Bu bağlamda, uzmanlar “Maduro’nun dış müttefiklerinden beklediği somut destek artık sadece retorik düzeyinde kalıyor” ve “Venezuela’nın geleceği, iç politikadaki kırılganlık ve dış baskıların bir kombinasyonu olarak şekillenecek” şeklinde uyarıda bulundu.

Sonuç: Yeni Bir Denge Arayışı

Maduro’nun Çin ve Rusya’ya yönelttiği son taleplerin sessiz kalması, ABD’nin bölgedeki askeri varlığıyla birleştiğinde, Venezuela’nın jeopolitik konumunun yeniden tanımlanması gerektiğini gösteriyor. İki süper güç arasındaki “sembolik destek” ile ABD’nin “askeri baskısı” arasındaki bu gerilim, bölgedeki istikrarı tehdit ederken, Caracas’ın iç dinamikleri de bir çıkış yolu bulma çabası içinde. Gelecek haftalarda, uluslararası toplumun Venezuela’yı ne kadar destekleyeceği ve ABD’nin bölge politikasının ne yönde evrileceği kritik bir sınav olacaktır.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.