
Zohran Mamdani, New York belediye başkanlığı yarışmasını kazandıktan birkaç dakika sonra kameralara dönerek doğrudan Başkan Trump’a “Sesi aç” dedi. Bu provokatif mesaj, Trump’ın Truth Social üzerinden “…VE BAŞLADIK!” şeklinde yanıt vermesiyle daha da alevlendi.
Trump, Mamdani’yi “Demokrat Parti’nin komünist geleceği” olarak nitelendirirken, bağımsız aday eski Demokrat Vali Andrew Cuomo’yu destekleyerek Mamdani’nin seçilmesi halinde federal fonları kesin diye bir uyarı yaptı. Özellikle New York’un altyapı projeleri için ayrılan 18 milyar dolarlık bütçenin kesilmesi, şehrin mali dengesini tehdit ediyor.
Yeni Başkan Mamdadi, Trump’ın federal fon kesintileri tehdidiyle yüzleşmek zorunda. New York Bağımsız Bütçe Ofisi verilerine göre, kesintilerin hedeflediği alanlar arasında konut, afet müdahalesi, sosyal hizmetler ve düşük gelirli öğrencilerin eğitim destekleri bulunuyor. “Federal fonlar tükenirse, şehirde yeni projeler hayata geçirmek çok daha zorlaşacak” diyor Harvard Üniversitesi’nden kamu politikaları profesörü Justin de Benedictis‑Kessner.
Princeton Üniversitesi tarih profesörü Julian Zelizer, “Seçilen bir belediye başkanı, tüm gündemini Trump’a karşı savunmaya odaklamak zorunda kalacak” diyerek Mamdani’nin yerel politikalarını sınırlayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, New York’un yasal olarak bazı hizmetleri sağlama zorunluluğu bulunması nedeniyle federal fonlar kesilirse eyalet ve şehir yönetimi arasında büyük bir bütçe boşluğu oluşacağı uyarısında bulunuyor.
Mamdani, Trump’ın Ulusal Muhafız birliklerini potansiyel olarak New York’a konuşlandırma ihtimaline karşı hukuki yollara başvuracağını açıkladı. Uzmanlar, Trump’ın geçmişte Los Angeles, Portland ve Washington DC gibi şehirlerde Ulusal Muhafızları kullanarak federal müdahaleyi meşrulaştırdığını hatırlatıyor. “Bu sefer New York, farklı bir senaryo ile karşı karşıya kalabilir” diyor siyasi analist Bob Shapiro.
Başkan Mamdani, kampanyasında ücretsiz ve hızlı otobüs hatları, kira dondurma, ücretsiz çocuk bakımı ve şehir tarafından işletilen marketler gibi geniş kapsamlı sosyal politikaları vaat etti. Ayrıca, yüksek gelirli yüzde bir dilimin vergisini artırarak yıllık 10 milyar dolar ek gelir elde etmeyi planlıyor; bu planın hayata geçirilmesi için eyalet valisinin onayı gerekiyor.
Trump’ın New York’a yönelik tehditleri sadece maliyet odaklı değil; göçmen politikaları, ICE operasyonları ve federal göçmen bürolarıyla işbirliğinin sınırlandırılması da gündemde. Mamdani ise New York’u “göçmenler tarafından inşa edilen, göçmenler tarafından işletilen bir şehir” olarak tanımlayarak Trump’ın eleştirilerine doğrudan karşı çıkıyor.
Uzmanlar, Mamdani’nin Trump’a karşı koyarken aynı zamanda yerel sorunlarını da çözmesi gerektiğinin altını çiziyor. “Eğer Trump’a karşı koymak, Mamdani’nin politikalarını hayata geçirmesine engel olmazsa, bu mücadele onun lehine sonuçlanabilir” diyor De Benedictis‑Kessner. Şehirdeki kamuoyu ise, federal fonların kesilmesi durumunda yaşam kalitesinin nasıl etkileneceği konusunda endişeli.
Yeni yönetimin ilk adımları, Trump’ın olası fon kesintilerine karşı savunma mekanizmalarını inşa etmek ve New York’un ekonomik istikrarını korumak üzerine odaklanacak. Bu süreç, sadece yerel değil, ulusal siyaset sahnesinde de kritik bir test olacak.