Mehmet Akif Ersoy ve diğer şüpheliler adliyede! Gazeteciye böyle saldırdı

Mehmet Akif Ersoy ve diğer şüpheliler adliyede! Gazeteciye böyle saldırdı
Yayınlama: 10.12.2025
4
A+
A-

Mehmet Akif Ersoy ve Şüphelilerin Adliye Süreci

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı uyuşturucu soruşturması kapsamında, toplam sekiz şüpheli hakkında “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak”, “Kabul etmek veya bulundurmak” ve “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanılmasına yer ve imkan sağlamak” suçlamalarıyla gözaltı kararı alındı.

Eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy da dahil olmak üzere, Mehmet Akif Ersoy, Ufuk Tetik, Elif Kılınç, Mahmut Göde, Mustafa Manaz, Gizem Aybaktı, Ebru Gülan ve Buse Öztay gözaltına alındı ve ardından Adli Tıp Kurumu‘nda sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye sevk edildi.

Gözaltına alındıktan kısa bir süre sonra, şüphelilerin adliyeye taşınma anı İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından titizlikle denetlendi. Bu süreçte, Ufuk Tetik adliye girişinde bir basın mensubunun kamerasına eliyle vurdu; olay anı kameralar tarafından kaydedildi ve sosyal medyada geniş yankı buldu.

“Basın mensubu kameraya yönelirken, şüpheli ani bir hareketle elini uzatarak kamerayı vurdu” şeklindeki ifadeler, olayın tanığı olan gazeteci tarafından bildirildi. Görüntüler, adli sürecin şeffaflığına dair soru işaretleri oluştururken, aynı zamanda basın özgürlüğü örgütlerinin tepkisini tetikledi.

Şüphelilerin tutuklanma süreçleri ve gözaltı kararının gerekçeleri, savcılık tarafından yayımlanan basın açıklamasında ayrıntılı olarak açıklandı. Savcı, “Uyuşturucu madde ticareti ve dağıtımının önlenmesi amacıyla geniş çaplı bir operasyondan bahsediyoruz. Şüphelilerin bir kısmı, bu suç örgütünün lojistik ve finansal destek sağlayıcıları olarak tespit edildi” şeklinde konuştu.

Öte yandan, Mehmet Akif Ersoy‘un medya dünyasındaki geçmişi ve önceki görevleri de gündeme geldi. Ersoy, uzun yıllar Habertürk’te çeşitli editörlük görevlerinde bulunmuş, haber üretim süreçlerinde kritik bir rol oynamıştı. Şüpheli listesinde yer alması, medyanın kendi içinde de derin bir şok etkisi yarattı.

Gazeteciler Sendikası ve Uluslararası Basın Özgürlüğü Derneği (IFJ) olayın ardından bir bildiri yayınlayarak, “Gazetecinin kameralı bir anında şiddetle karşılaşması, ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit oluşturuyor” şeklinde eleştirilerini dile getirdi. Sendika, adliyeye sevk edilen şüphelilerin, özellikle basına yönelik şiddet içeren davranışlarının da ayrı bir yasal süreçte inceleneceğini belirtti.

Adliye süreci devam ederken, savcılık tarafı, şüphelilerin her birinin ayrı ayrı yargılanacağını ve suçlamaların netleşmesiyle birlikte ek güvenlik önlemlerinin alınacağını ifade etti. Mahkemenin, suçun ağırlığı ve basına yönelik saldırının ciddiyeti göz önüne alındığında, cezai yaptırımların da ağır olacağı öngörülüyor.

Bu gelişmeler, hem Türkiye’deki uyuşturucu ile mücadele politikalarının hem de basın özgürlüğü konusundaki mevcut tartışmaların yeniden alevlenmesine sebep oldu. Uzmanlar, benzer vakaların önüne geçebilmek için güçlü yasal çerçeveler ve şeffaf denetim mekanizmaları oluşturulması gerektiğini vurguluyor.

İlgili makamların, şüphelilerin adli sürecini titizlikle yürütürken aynı zamanda basına yönelik tehditlerin de ayrı bir suç unsuru olarak ele alınması, toplumsal güvenin ve medya güvenilirliğinin korunması açısından kritik önem taşıyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.