Ünlü gazeteci Mehmet Akif Ersoy, çünkü bir grup gençle birlikte uyuşturucu ticareti ve kullanımı şüphesiyle gözaltına alındı. Mahkeme tarafından Ersoy ve üç diğer şahıs tutuklandı ve tutuklama kararları günlük haberlerde bomba gibi yankı buldu.
Olayın ardından, Ersoy’un yıllar önce kaydettiği bir müzik videosu internette dolaşmaya başladı. Video, 2010’lu yılların başına ait olduğu tahmin edilen, düşük bütçeli bir prodüksiyon olup, Ersoy’un kendine özgü vokaliyle “İçimdeki azgın devi rüzgârlara attım. Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.” sözlerini söylediği bir şarkıyı içeriyor. Şarkının sözleri hem müzikal anlamda hem de güncel suçlamalar bağlamında tartışma yaratıyor.

Video yayımlandıktan kısa bir süre sonra, #MehmetAkifŞarkı etiketi Twitter ve Instagram’da trend oldu. Kullanıcılar arasında “Bu sözler gerçek hayatta da mi söyleniyor?” ve “Gazetecinin geçmişiyle bugünü arasındaki çelişki ne anlama geliyor?” gibi sorular yoğunlaştı. Bazı yorumcular, şarkı sözlerinin “günah ve suç” temalarını işlediğini ve bu yüzden soruşturmayla “tesadüfî bir çakışma” olmadığını iddia etti.
Hukuk uzmanları, bir gazetecinin geçmişte bir şarkı söylemesinin, mevcut suçlamalarla doğrudan bir bağ kurmak için yeterli delil olmadığını vurguladı. Ancak, kamusal imaj ve güvenilirlik açısından bu tür geçmiş materyallerin medyada büyük etkisi olabileceği belirtildi. Medya etiği üzerine çalışan akademisyenler ise, “Gazetecilerin geçmişteki kişisel projeleri, meslekî sorumluluklarıyla çelişiyorsa, bu durumun şeffaf bir şekilde ele alınması gerekir” şeklinde yorumda bulundu.
Mahkeme süreci halen devam ediyor. Ersoy’un avukatları, geçmişteki şarkının “sanatsal bir ifade” olduğunu ve suçlamalarla hiçbir ilgisi olmadığını savunuyor. Öte yandan savcılık, Ersoy’un “kamuoyunda etkili bir figür” olmasının, suçlamaların toplumsal boyutunu artırdığını belirtiyor.
Bu gelişmeler, hem Türkiye medyasının hem de kamuoyunun dikkatini bir kez daha gazetecilik, kişisel özgürlük ve suçlamalar arasındaki ince çizgiye çekti.