
Mehmet Ali Erbil, program sunucusuna yönelttiği soruya, “Tabii ki keşkem var. En çok bir kişiyle ilgili ama isim vermeyeyim. Keşke onu bırakmasaydım” yanıtını verdi. Bu sözler, onun hayatındaki en büyük pişmanlığın bir ilişkiden kaynaklandığını ortaya koydu.

Erbil, yalnızca sadakatsizlikle sınırlı kalmadığını, dürüst olmamanın da en büyük hatası olduğunu belirtti: “Aldatmak değil de açık açık söylememekti belki de. En büyük haksızlığım buydu.” Bu açıklama, izleyicilere ünlünün sadece fiziksel aldatma değil, duygusal birikimlerden de pişmanlık duyduğunu gösterdi.
Programda “Bütün eşlerimi aldattım. Hepsinden özür dilerim. Bir eşime çok haksızlık yaptım. O saf ve temizdi. Keşke onu bırakmasaydım.” şeklinde bir itirafta bulunan Erbil, sosyal medyada adeta çığ gibi yayıldı. Kullanıcılar, “Gerçek pişmanlığı o evlilikte yaşadığı belli” yorumlarıyla durumu değerlendirirken, bahsedilen kişinin 2001‑2002 yılları arasında evlendiği ve kısa bir süre sonra ayrıldığı Sedef Altuntaş olduğu iddia edildi.
Erbil, bu sorulara doğrudan yanıt vermekten kaçınarak, izleyicilere ve medyaya bir nebze gizem bıraktı. Ancak açıklamaları, geçmişteki ilişkileri ve duygusal hataları yeniden gündeme taşıyarak, hem hayranlarını hem de eleştirmenleri derin bir tartışmaya sürükledi.
Bu itiraf, ünlülerin özel hayatlarıyla ilgili kamuoyu beklentilerinin ne kadar değiştiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Mehmet Ali Erbil gibi uzun yıllar sahnede yer alan bir isim, şimdi duygusal bir kırılma ve vicdan azabı üzerinden yeni bir imaj inşa ediyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların hem sanatçının kariyerine hem de toplumun ahlaki değerlerine etkilerinin uzun vadeli olabileceğini belirtiyor.