Merkez Bankası’ndan Fiyat İstikrarı Vurgusu: Kalıcı Refahın Anahtarı

Merkez Bankası’ndan Fiyat İstikrarı Vurgusu: Kalıcı Refahın Anahtarı
Yayınlama: 12.12.2025
2
A+
A-

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, fiyat istikrarının sağlanmasıyla kalıcı ve geneline yayılan refah artışına ulaşılacağını belirtti. Gerçek sektörle çift yönlü iletişime verdiği önem ve 2025 yılında 2.500’den fazla firma ile gerçekleştirilen görüşmeler, politika çerçevesinde yeni adımlar atıldığını gösteriyor.

Fiyat İstikrarı ve Ekonomik Refahın Kesişme Noktası

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) temel misyonu olarak fiyat istikrarını vurguladı. Karahan, “Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız” diyerek, enflasyonun düşürülmesinin yalnızca bir sayı değil, toplumsal refahın temeli olduğunu belirtti.

Toplantı, TÜSİAD’ın 2’nci Yüksek İstişare Konseyi çerçevesinde Ankara’da gerçekleşti. Açılış konuşmalarını TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan yaptı; Karahan ise programa onur konuğu olarak katıldı.

Karahan, TCMB’nin real sektörle çift yönlü iletişime verdiği önemi vurgularken, 2013’ten bu yana şubelerinde görev yapan uzman ekiplerin firmalarla yürüttüğü saha görüşmelerine değindi. “Makro ve mikrobiyatrilerden yaptığımız analizleri, saha görüşmelerinden elde ettiğimiz bilgilerle destekliyoruz.” ifadesiyle, veri toplama sürecinin karar mekanizmalarına nasıl entegre edildiğini açıkladı.

Bankanın 2025 hedefi kapsamında 2.500’den fazla firma ile doğrudan temas kurulduğu, son beş yılda ise toplam 15.000 firmayla görüşme gerçekleştirildiği belirtiliyor. Bu iletişim ağı, sadece para politikasını şekillendirmekle kalmayıp, aynı zamanda kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla bilgi paylaşımını da kapsamaktadır.

Karahan, yeni yılda da bu diyaloğun şehir bazında sanayi ve ticaret odaları, esnaf odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla sürdürüleceğini ve “para politikası ve makroekonomik görünüm” adlı tematik toplantıların artırılacağını duyurdu.

Üç Temel Öncelik: Rezerv, KKM ve Fiyat İstikrarı

Karahan, TCMB’nin stratejik hedeflerini üç başlıkta topladı:

1. Rezerv Yeterliliği: Net rezervlerde 120 milyar doların üzerine artış kaydedildi ve rezervlerin günlük takibinin artık gerekmediği bir seviyeye ulaşıldığı vurgulandı.

2. KKM Bakiyesi: Şartlı bir yükümlülük olan KKM (Kısa Vadeli Likidite Açığı) bakiyesi 143 milyar dolardan 1 milyar doların altına indirildi; bu sayede bu konu gündemden çıkarılmış oldu.

3. Fiyat İstikrarı: Karahan, enflasyonun %75 seviyesinin altına çekildiği, dezenflasyonun sürdüğü ve enflasyonun şu anda %31 seviyesine gerilediğini belirtti. Bu düşüşün kalıcı olması için sıkı para politikası duruşunun devam edeceği ifade edildi.

Fiyat istikrarının sadece enflasyonu kontrol altına almakla kalmayıp, faizlerin uzun vadede düşük kalmasını sağlayarak finans sektörünün uzun vadeli yatırımlara yönelmesini mümkün kıldığı da vurgulandı.

Fiyat İstikrarının Makroekonomik Yansımaları

Karahan, yüksek enflasyonun alım gücünü erittiğini, yaşam standartlarını düşürdüğünü ve ekonomik belirsizliği artırdığını hatırlattı. Yüksek enflasyon dönemlerinde büyümenin oynaklığı, uzun vadeli yatırım ve verimlilik planlarının zorlaşması gibi sorunların ortaya çıktığını, bunun ise ekonominin potansiyelini erittiğini belirtti.

Fiyat istikrarı sağlandığında ise öngörülebilirlik tesis edilerek, düşük faiz ortamının uzun vadeli finansmanın önünü açtığı, yatırım ortamının iyileştiği ve büyüme potansiyelinin sürdürülebilir hale geldiği vurgulandı.

Özel Tüketim ve Yatırım Dengesinin Önemi

2020 sonrası dönemde enflasyonun ortalama %45 seviyelerinde seyrettiği, kredi maliyetlerinin düşük tutulduğu ve kredi miktarının bol olduğu bir ortamın yatırım büyümesini tetiklemesi beklenirken, veriler fiyat istikrarı döneminde yüzde 8 civarında bir yatırım büyümesi gösterirken, yüksek enflasyon döneminde yatırımın yavaşladığını ortaya koydu.

Bu bağlamda Karahan, özel tüketimin büyüme kompozisyonundaki rolüne dikkat çekti. Fiyat istikrarı döneminde özel tüketim yıllık %4.5 büyürken, yüksek enflasyon döneminde %10 civarında artış gösterdi. Bu dengesizlik, yüksek dışa bağımlılıkla birlikte cari açığın %5’i aşmasına yol açtı.

Karahan, fiyat istikrarının yeniden sağlanmasıyla birlikte yatırım ve tüketim arasındaki dengenin düzene gireceğini, böylece ekonomik büyümenin daha sürdürülebilir bir temele oturacağını ifade etti. Şu anki veriler, yatırım büyümesinin %7.7 seviyesine yükseldiğini, özel tüketim artışının ise frenlendiğini gösteriyor; bu da büyümenin daha sağlıklı bir yapıya kavuştuğunu işaret ediyor.

Gelecek Vizyonu ve Politika Çerçevesi

Karahan, TCMB’nin önümüzdeki dönemde para politikası sıkılaştırma sürecini iki yıldan fazla bir süredir sürdürdüğünü ve bu sürecin enflasyonun kontrol altına alınması, faizlerin düşük seviyelerde stabilize edilmesi ve kredi koşullarının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması yönünde ilerleyeceğini belirtti.

Bu politikaların real sektör üzerindeki etkileri titizlikle izleniyor; ancak mevcut verilere göre ekonomik büyümenin kompozisyonu değişerek yatırımın daha etkin, tüketimin ise daha dengeli bir yapıya yöneldiği görülüyor. Karahan, bu trendin devam etmesi halinde Türkiye’nin kısa ve orta vadede daha istikrarlı bir büyüme performansı sergileyeceğini öngörüyor.

Son Söz

Merkez Bankası’nın fiyat istikrarına odaklanan stratejik planı, sadece enflasyonla mücadele etmekle kalmayıp, ekonomik refahın toplumsal tabana yayılmasını hedefliyor. Real sektörle sürdürülen diyalog, veri odaklı analizler ve sıkı para politikası çerçevesinde, Türkiye’nin makroekonomik görünümünün daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yol haritasına oturması amaçlanıyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.