Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini 150 baz puan indirerek %38‘e çekti. Aynı zamanda gecelik vadede borç verme faiz oranı %41, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise %36,5 olarak belirlendi.
Kararın hemen ardından döviz piyasalarında yaşanan dalgalanma, euroyu 50,05 TL seviyesine taşıdı. Bu seviye, euro için tarihî bir zirve anlamına geliyor ve paritenin %0,41 primle alıcı bulduğunu gösteriyor.

Uzmanlar, euroyun bu seviyeye çıkmasının enflasyonist baskıları artırabileceği ve ithalat maliyetlerini yükseltebileceği konusunda uyarıyor. Özellikle enerji ve hammadde ithalatı yapan firmalar, maliyet artışını fiyatlara yansıtma riskini taşıyor.
Dolar ise 42,61 TL seviyesinde işlem görmeye devam ediyor. Dolar ve euro arasındaki fark, yatırımcıların portföy çeşitlendirmesi ve risk yönetimi stratejilerini yeniden gözden geçirmesine yol açabilir.
Ekonomistler, TCMB’nin faiz indirim politikasının devam edip etmeyeceğinin, enflasyonun seyri ve küresel para piyasalarındaki gelişmelere bağlı olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki haftalarda TCMB’nin bir sonraki politika toplantısının, döviz kurları üzerindeki baskıyı hafifletip hafifletmeyeceği merak ediliyor.
Euroyun 50 TL’yi ilk kez kırması, 2023 yılının son çeyreğinde görülen en hızlı değer artışlarından biri olarak kayıtlara geçti. Vatandaşlar marketlerde ve online platformlarda döviz alım-satımını hızlandırdı, bazıları ise tasarruflarını dövizde tutma eğilimine yöneldi.