
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında toplanarak, engellilik sorununun çözümüne yönelik somut adımlar atmayı hedefledi. Komisyon başkanı Kasapoğlu, “Herkes elinden geleni yapsın” yaklaşımının ötesinde, sorumlusu belli, takvimi belli, göstergesi belli hedefler belirlemenin önemine değindi.
Komisyonun öncelikli çalışmaları arasında aile hekimliğinin güçlendirilmesi, destek mekanizmalarının genişletilmesi ve veri temelli politika üretimi yer alıyor. Bu çerçevede, engellilerin işgücüne katılımını artıracak teşvik paketleri, eğitim kurumlarındaki erişilebilirlik standartları ve kamu binalarının tam uyumlu hâle getirilmesi gibi konular detaylı olarak ele alındı.

Dünya Engelliler Birliği Başkanı Metin Şentürk, 7 çocuklu bir ailenin içinde genetik körlükle büyüdüğünü, 9 kişilik aileden 6’sının kör olduğunu anlatarak, “Bakış açınızı değiştirdiğinizde acınızı da değiştirebilirsiniz” diyerek izleyicileri derinden etkiledi.
Şentürk, çocukluğunda annesinin Arnavutça ağızlı, okuma‑yazma bilmeyen bir kadın olduğunu ve aile içindeki ekonomik zorlukların gözlerini kararttığını, ancak pozitif bir tutumun hayatının her aşamasında bir rehber olduğunu vurguladı. “Bir gün yatılı okuldan eve dönerken annemin ağlamasını gördüm, o an bakış açımı sorguladım ve acıyı bir kenara bırakıp gülebilmeyi öğrendim” şeklindeki anekdot, toplumsal bilinçlenmenin ne kadar güçlü bir araç olduğunu gösterdi.
Şentürk ayrıca, çocukların doğal oyun alanları içinde yaşadıkları risklerin, uygun destek ve yönlendirme ile nasıl fırsata dönüştürülebileceğine dair örnekler verdi. “Çocuklar, doğru koşullarda desteklendiğinde, hesap makinesine basar gibi karmaşık görevleri de başarıyla yerine getirebilir” diyerek, engelli gençlerin potansiyeline dikkat çekti.
Metin Şentürk, 12 yıldır Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde yürüttüğü faaliyetlerden bahsederek, 52 uluslararası birlikten 13’ünün aktif hâle gelmesini sağladığını belirtti. Özellikle Orta Doğu’da, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’da gerçekleştirilen engellilik sertifikası programları, kurumların erişilebilirlik standartlarını yükseltmeye yönelik önemli bir adım oldu.
Şentürk, askerliğini de sürdüğünü dile getirerek, toplumsal sorumluluğun bireysel kariyerle nasıl bütünleşebileceğinin örneğini sundu. “Zor yolculuklar, imkansız gibi görünse de, kararlılık ve uluslararası iş birliğiyle başarılabilir” diyerek, gelecekteki politika yapıcıları için ilham kaynağı oldu.
Komisyon ve Şentürk’ün ortak vurgusu, toplumsal bilincin artırılması ve engelli bireylerin haklarına dair farkındalık kampanyalarının genişletilmesi yönünde. Uzmanlar, medyanın bu tür hikayeleri daha sık ve duygusal bir dille işleyerek, “körlükten kurtulmuş” bir toplum inşa edebileceğini söylüyor.
Bu bağlamda, okullarda engelli bireylerin başarı öykülerinin ders kitaplarına dahil edilmesi, işverenlerin eşit istihdam politikaları ve yerel yönetimlerin erişilebilir şehir planlaması gibi somut adımların atılması öneriliyor.
Türkiye’de engellilerin istihdam oranı %12’nin altında seyrediyor; komisyonun önerdiği yeni düzenlemelerle bu oranın 2028 yılına kadar %20’ye çıkarılması hedefleniyor.
Son olarak, Şentürk’ün “Bakış açısını değiştirdiğinizde acınızı da değiştirebilirsiniz” mesajı, hem politika yapıcılar hem de vatandaşlar için bir yol haritası niteliği taşıyor.