
Türkiye’nin tarım sektörü, küresel iklim değişikliği ve artan girdı maliyetleriyle büyük bir sınavda. MHP Antalya Milletvekili Hilmi Durgun, TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığına ilişkin görüşlerini sundu. Durgun, özellikle örtü altı üretiminin Antalya’da %50’ye yakın bir oranla gerçekleştiğini vurgulayarak, bu üretim modelinin sürdürülebilir gıda arzı açısından kritik olduğunu belirtti.
Çiftçilerin karşılaştığı finansal sıkıntılara değinen Durgun, “Tedarik zincirinde gecikmiş tahsilatlar yetmezmiş gibi, üreticilerimiz ve tarımsal girdi sağlayan firmalarımız, karşılıksız çekler ve ödenmeyen senetler nedeniyle de büyük mağduriyetler yaşamaktadır” ifadelerini kullandı. Bu durumun, özellikle küçük ölçekli çiftçileri zorladığını ve kırsal ekonominin kırılganlığını artırdığını sözlerine ekledi.

Yaş sebze ve meyve ihracatında sıkça gündeme gelen pestisit kalıntısı iddialarına değinen Durgun, “Kamuoyunda oluşan algı, bilimsel verilerle tam anlamıyla örtüşmüyor” diyerek, Türkiye’nin bitki koruma ürünleri ruhsatlandırma süreçlerinin AB ve G8 ülkeleriyle uyumlu olduğunu hatırlattı. Maksimum Kalıntı Limitleri (MRL) konusunda da AB mevzuatıyla birebir aynı standartların uygulandığını vurgulayan Durgun, “Her ülkenin beslenme ve tüketim alışkanlıklarına göre farklı MRL değerleri uygulanabiliyor. Bir ülkede kabul edilebilir bir kalıntı, diğerinde yasaklayıcı olabilir.” şeklinde açıklama yaptı.
Avrupa Birliği’nin MRL değerlerini periyodik olarak güncellediğini, bu değişikliklerin ihracatçıları zor durumda bıraktığını ve “geçen yıl bu tür güncellemeler, özellikle Asya ve Orta Doğu pazarlarında geri bildirimlerde artışa neden oldu” diye ekledi.
Durgun, 2024 yılında 4,6 milyon ton yaş sebze ve meyve ihracatı yapıldığını, ancak sadece 4,8 bin tonunun (binde 1) geri döndüğünü belirtti. Geri dönen ürünlerin yalnızca %30’unun pestisit kaynaklı olmadığını, geriye kalanının ticari anlaşmazlıklar, kalite kriterleri eksikliği ve belge yetersizlikleri gibi faktörlerden kaynaklandığını sözlerine ekledi. “Basın ve sosyal medyada iddia edilen yüksek geri dönüş oranları gerçeklerle bağdaşmıyor; geri bildirim oranları çok düşük seviyelerde seyrediyor.” dedi.
Türkiye’de iç piyasaya sunulan ürünlerin seradan tüketiciye ulaşana kadar sıkı analiz ve denetimlerden geçtiğini hatırlatan Durgun, pestisit kalıntısı tespit edilen ürünlerin gümrüklerde imha edildiğini ve halk sağlığını tehdit eden ürünlerin piyasaya sunulmadığını vurguladı. “Hektar başına pestisit kullanımımız, AB ortalamasının çok altında kalıyor; bu da hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ihracat kalitesi açısından büyük bir avantaj.” şeklinde konuştu.
Konuşmasının sonunda Durgun, su yönetimi, 2/B arazileri, atanamayan ziraat ve gıda mühendislerine yönelik beklentileri dile getirdi ve 2026 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin üreticiler ve çiftçiler için hayırlı olmasını diledi. Tarım politikalarının uzun vadeli planlaması, çiftçi destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve finansal likidite problemlerinin çözülmesi gerektiğini vurguladı.