2026 yılı için yayınlanan Michelin Rehberi, Türkiye’deki kapsama alanını Kapadokya bölgesine genişletti ve bu genişleme, Niğde’yi de uluslararası gastronomi sahnesine taşıdı. Daha önce sadece büyük şehirlerdeki lüks oteller ve ünlü şeflerin restoranları listede yer alırken, Niğde Belediyesi’nin kurduğu Tabal Gastronomi Evi bir kamu işletmesi olarak bib gourmand ödülünü kazanarak fark yarattı. Bu, Michelin’in “kaliteli, makul fiyatlı yemek” kavramını sadece özel sektörle sınırlamadığını, kamu sektörü tarafından da sağlanabilecek bir mükemmeliyet olduğunu gösteriyor.

Tabal Gastronomi Evi, “Makul fiyat, yüksek lezzet ve kalite” ilkeleriyle hizmet veriyor. Niğde Belediyesi, şehrin köklü mutfak kültürünü korurken, aynı zamanda modern gastronomi tekniklerini de entegre eden bir vizyonla bu mekanı hayata geçirdi. Yerel tariflerin orijinal halleriyle sunulması, hem yerel halkın hem de turistlerin ilgisini çekti; bu da bölgeye gelen turist sayısının %30’u aşkın artışına yol açtı. Restoranın iç mimarisi, Kapadokya’nın doğal renk paletinden ilham alırken, menüdeki her bir yemek coğrafi işaretli ürünlerle hazırlanıyor; Niğde tavası, söğürme ve ayva boranası gibi lezzetler modern sunum teknikleriyle buluşuyor.
İstanbul’da düzenlenen tören sırasında, Tabal Gastronomi Evi’nin yüzünü temsil eden Şef Gülay Bozkurt ve ekibi, Michelin yetkililerinin elinden ödülü aldı. Bozkurt, “Bu ödül sadece bir restoran için değil, bir belediye için de büyük bir onur” diyerek, kadın şeflerin ve yerel istihdamın gastronomi dünyasındaki önemine vurgu yaptı. Ödül, erkek egemen bir alanda çalışan kadınların da eşit derecede başarılı olabileceğinin kanıtı olarak geniş yankı buldu ve yerel genç kızlara meslek seçimi konusunda ilham verdi.
Bib Gourmand ödülü, Niğde mutfağının sadece yerel bir lezzet hazinesi olmadığını, aynı zamanda uluslararası arenada tescillenmiş bir gastronomi destinasyonu olduğunu resmi olarak ilan etti. Bu durum, Niğde’nin turizm potansiyelini artırırken, bölgedeki otel ve konaklama işletmelerine de yeni iş fırsatları yarattı. Yerel çiftçiler, kaliteli ürün talebindeki artış sayesinde doğrudan fayda sağladı; özellikle organik sebze ve hayvansal ürün üreticileri, menüdeki yerel bileşenler nedeniyle siparişlerinde %45 artış kaydetti.
Tabal Gastronomi Evi’nin Michelin listesine girmesi, Türkiye genelindeki belediyeler için bir model oluşturdu. Uzmanlar, kamu işletmelerinin sadece “uygun fiyatlı yemek” sunmakla kalmayıp, stratejik vizyon ve profesyonel yönetimle dünya standartlarında rekabet edebileceğini belirtiyor. Bu başarı, yerel yönetimlerin bütçe planlamasında gastronomi turizmini bir öncelik olarak ele almasını ve benzer projelerle ekonomik çeşitlendirme stratejileri geliştirmesini teşvik edecek. Ayrıca, bu gelişme, bölgesel kalkınma politikalarının kültürel mirası koruma ve tanıtma yönündeki etkisini de gözler önüne seriyor.