
Mustafa Karadeniz, Akhisar Mahallesi’ndeki yıkıcı depremden sonra çadırda ve konteyner kentte uzun bir süredir yaşamış, ancak son günlerde “Dikmece TOKİ konutlarına” taşınarak yeniden bir yuva bulmuştur. Karadeniz, “Deprem sonrası çadırda, yağmur altında ve 2,5 yıl süren konteyner yaşamı çok zordu; ama şimdi yeni evimizde güven içinde yaşıyoruz” diyerek duygularını paylaştı.

Bu duygusal an, TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in bakanı “şantiye şefi” olarak nitelendirmesi üzerine ortaya çıkan bir destek zincirinin parçası oldu.
Genel Kurul’da Koçyiğit’in “şantiye şefi” ifadesine yanıt veren Murat Kurum, “Umarım bir gün deprem bölgesine gidip ülkenizin bu gururuna ortak oluruz. 11 ili ayağa kaldırmak, deprem bölgesini bitirmek bizim için büyük bir gururdur” diyerek sözlerine güç kattı. Karadeniz, “Bakan Murat Kurum insan evladıdır, en fakirle bile aynı sofrada yemek yer; bu samimiyet ve vicdanı sayesinde her vatandaş birinci sınıf vatandaş sayılıyor” şeklinde bakanı yüceltti.
Karadeniz, “Geçen seferki depremi hissettik ama evler sağlamdı. Sallandık ama evler yerinde kıpırdamadı” diyerek TOKİ konutlarının deprem dayanıklılığına da dikkat çekti. Tokİ’nin inşa ettiği konutların çelik iskelet yapısı ve modern mühendislik teknikleri, artçı depremlerde bile ciddi bir zarar görmemesini sağlıyor.
Bu sözler, sadece bir vatandaşın teşekküründen öte, Türkiye’nin afet yönetimi ve yeniden inşa politikalarındaki başarının toplumsal bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Karadeniz’in yaşadığı zorlu süreç ve sonunda elde ettiği yeni yuva, bakanın “şantiye şefi” olarak tanımladığı geniş çaplı inşa ve iyileştirme çalışmalarının somut bir kanıtı niteliğinde.
Sonuç olarak, Mustafa Karadeniz ve Murat Kurum arasındaki bu duygusal diyalog, hem bireysel bir teşekkür hem de ülke genelinde sürdürülen afet sonrası iyileşme çabalarının bir göstergesi olarak medyada geniş yer bulmaya devam edecek.