Mustafa Şentop’tan Can Atalay çıkışı: Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmalı

Mustafa Şentop’tan Can Atalay çıkışı: Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmalı
Yayınlama: 12.12.2025
1
A+
A-

Prof. Dr. Mustafa Şentop, Can Atalay kararıyla ilgili değerlendirmesinde Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararlarının bağlayıcı olduğunu vurguladı. AYM’nin yalnızca ihlali tespit etmekle kalmayıp, ihlalin nasıl giderileceğini de belirlediğini hatırlattı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ‘Anadolu Sohbetleri’

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin eski başkanı ve hukukçu Prof. Dr. Mustafa Şentop, Türkiye Basın Federasyonu (TÜBAF) tarafından düzenlenen “Anadolu Sohbetleri” programında gazetecilerle bir araya geldi. Program, şeffaflık ve kamuoyunu bilgilendirme amacıyla düzenlenmiş olup, Şentop’un geniş bir yelpazede konulara değinmesine zemin hazırladı.

Terör ve Terörle Mücadele Üzerine Açıklamalar

Şentop, PKK’nın fiilen sona erdiğini belirterek, “Sadece örgütün varlığının sona ermesi yeterli değil; terörün toplumsal yaşamdan tamamen silinmesini istiyoruz” sözleriyle terörle mücadelede yeni bir yaklaşım gerektiğini vurguladı. Terör örgütü mensuplarının affına yönelik soruya ise “Bu teknik bir mesele; suç sayısı, işlenen suçların niteliği ve olası cezasızlık süresi gibi faktörler dikkate alınmalı” diye yanıt verdi.

Can Atalay Kararı ve Anayasa Mahkemesi’nin Rolü

Şentop, Can Atalay’ın milletvekilliği ile ilgili Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin soruya, “Bireysel başvuru kararları bağlayıcıdır. Mahkeme, ihlalin nasıl giderileceğini de karara ekler” diyerek yanıt verdi. Bu çerçevede, Enis Berberoğlu ve HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun dosyalarındaki benzer örnekleri hatırlatarak, “Kararların bekletilmesi, o dönemde kanun değişikliklerinin uygulanabilirliği tartışmalı olduğundan haklı bir süreçtir” şeklinde açıklama yaptı.

Yeni Anayasa Tartışmaları

Şentop, mevcut 1982 Anayasası’nın darbe döneminin güvenlik odaklı bir çerçeveye dayandığını, günümüz toplumsal ihtiyaçlarıyla tam örtüşmediğini belirtti. Özellikle 42. maddeye (“hiçbir dil Türk vatandaşlarına ana dil olarak öğretilemez”) atıfta bulunarak, bu hükmün tarihsel bir güvenlik reflexi olduğunu, ancak bugün farklı dillerin eğitimde serbestçe kullanılabildiğini ifade etti.

Kimlik ve vatandaşlık tanımları konusundaki görüşlerinde, anayasanın “kurucu unsur” gibi hiyerarşik kimlik tanımlamalarına yer vermemesi gerektiğini, anayasanın toplumsal birliği değil, hukuki düzeni ve temel hak‑özgürlükleri güvence altına alması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Adaylığı ve Anayasa Değişikliği

Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adaylığı sorusuna yanıt verirken, “Anayasada iki dönem sınırlaması mevcut ancak seçimlerin yenilenmesi kararı alınırsa adaylık mümkün” dedi. Ayrıca, referandum gereklilikleri, oy oranlarına göre farklı prosedürler (400’ün altında zorunlu referandum, üstünde referandussuz) gibi teknik detayları da açıkladı.

Geniş Çaplı Değerlendirme ve Son Söz

Şentop, “Terörsüz Türkiye” hedefinin sadece güvenlik güçleriyle sınırlı olmadığını, toplumun tüm kesimlerinin bu sürece dahil edilmesi gerektiğini yineledi. Yeni anayasa tartışmalarının da aynı kapsayıcılık ilkesine dayanması gerektiğini, dil, kimlik ve kültürel çeşitliliği birleştirici bir çerçeveye oturtmanın demokrasi için kritik olduğunu ifade etti.

Son olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının “hukuki ve demokratik sorumluluk” olduğunu vurgulayan Şentop, “Bu süreçte teknik uzmanlık, güvenlik istihbaratı ve toplumsal hassasiyetlerin bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi şarttır” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.