Lugano, İsviçre’nin İtalyanca konuşulan kantonunda, mağaza ve restoranların yüzde 70’ine yakın bitcoin kabul etmeye başladı. Kent yönetimi, bu dönüşümü hızlandırmak için ücretsiz ödeme terminalleri dağıtarak yerel işletmelerin dijital para birimlerini kolayca benimsemelerini sağladı.

Bu terminaller, NFC teknolojisiyle donatılmış olup, müşterilerin akıllı telefonlarındaki dijital cüzdanlarıyla temassız ödeme yapmalarına imkan tanıyor. Hamburger zincirlerinden lüks butiklere kadar geniş bir yelpazede hizmet veren işletmeler, ortalama bir fincan kahve karşılığında 0.00008629 BTC (yaklaşık 8.80 USD) tahsil ediyor.
Şehirdeki 350’den fazla işletme, artık hem İsviçre frangı hem de bitcoin ile ödeme kabul ediyor. Özellikle genç nesil, Apple Pay ve Google Wallet gibi platformlarla entegre çalışan kripto cüzdanlarını tercih ediyor. Birçok restoran, müşterilere özel bitcoin hediye kartları sunarak, belirli bir tutarı dijital cüzdana yüklemelerine olanak tanıyor.
Bu dönüşümün arkasındaki en büyük itici güç, belediyenin Plan B projesi. 2022’de Tether platformu ile ortaklaşa başlatılan bu girişim, kripto ödemelerini kamu hizmetlerine entegre etmeyi amaçlıyor. Plan B Direktörü Mir Liponi, “11 gün boyunca sadece bitcoin ile yaşadım; Lugano’da bu mümkün oldu” diyerek deneyimini paylaştı. Proje, şu anda belediye hizmetlerinden okul öncesi bakımına kadar uzanan bir yelpazede kripto ödemeleri kabul ediyor, ancak toplu taşıma, yakıt ve enerji faturaları hâlâ geleneksel para birimleriyle ödeniyor.
Lugano’da kripto para dostu bir atmosfer hakim olsa da, şehirdeki bazı kesimler bu yeniliğe şüpheyle bakıyor. Göl kıyısındaki “Satoshi Nakamoto” heykeli, vandallar tarafından parçalanarak göle atıldı – bu olay, kripto karşıtlığının sembolik bir göstergesi olarak yorumlandı. Üniversite öğrencisi Lucia, kripto paraları “suç, karanlık ağ ve spekülasyon” ile ilişkilendiriyor ve yatırımcıların ciddi kayıplar yaşadığını belirtiyor.
Fribourg Üniversitesi’nden Prof. Sergio Rossi, işletmelerin bitcoin’i **hızla** İsviçre frangına çevirmelerinin gerekliliğini vurgulayarak, “Kripto cüzdanlarının üçüncü taraf platformlarda tutulması, bir iflas durumunda tüm varlıkların kaybedilmesi riskini doğurur” diyor. Bu bağlamda, İsviçre’deki banka mevduatlarının devlet güvencesi altında olması, kripto paranın sunduğu güvenlik farkını ortaya koyuyor.
Lugano Belediye Başkanı Michele Foletti, kripto yoğunluğunun şehri “kara para çekim merkezi” haline getireceği iddialarını kesin bir dille reddediyor. Foletti, “Suç örgütleri hâlâ fiziksel nakiti tercih ediyor; bitcoin anonimlik açısından nakitten daha sınırlı” açıklamasında bulundu. Belediye, şu ana kadar 110 kripto şirketinin Lugano’ya taşındığını ve yerel ekonominin canlandığını söylüyor.
El Salvador’da bitcoin’in yasal para birimi olarak ilan edilmesi, beklentileri karşılamadı; kullanıcıların büyük bir kısmı dağıtılan 30 dolarlık bitcoin’i hemen dolara çeviriyor. Bu deneyim, Lugano’nun daha temkinli yaklaşımını vurgularken, Hong Kong, Ljubljana ve Zürih gibi şehirler de kripto para dostu şehirler olarak öne çıkıyor.
Lugano’nun bu cesur adımı, hem yerel ekonomiye dinamizm katıyor hem de Avrupa’da kripto ödemelerinin geleceği için bir model oluşturuyor. Şehrin bu yenilikçi yaklaşımı, diğer belediyelere de ilham kaynağı olabilir.