Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un moderatörlüğünde, Berlin’de gerçekleşen panelde Mark Rutte, NATO’nun mevcut konumunu ve olası bir çatışmayı önlemek için alınması gereken önlemleri anlattı. “Bugün size NATO’nun nerede durduğunu ve bir savaş başlamadan önce onu durdurmak için ne yapmamız gerektiğini anlatmak için buradayım. Rusya’nın bir sonraki hedefi biziz.” şeklindeki çarpıcı sözleri, katılımcıların ve izleyicilerin dikkatini anında çekti.

Rutte, son bir yılda savunma üretiminde önemli bir artış gözlemlendiğini, ancak hâlâ “tebrik etme zamanı” olmadığını vurguladı. “Korkarım ki; çok fazla kişi sessizce kayıtsız kalıyor. Çok fazla kişi aciliyet duygusunu hissetmiyor ve çok fazla kişi zamanın bizim lehimize işlediğine inanıyor. Öyle değil. Harekete geçme zamanı şimdi.” diyerek, Avrupa’nın savunma harcamalarını hızla artırması gerektiğini belirtti.
Rutte, NATO’nun savunma harcamalarının yıllık %10 oranında artması ve üye ülkelerin savunma bütçelerini GSYİH’nın %2,5 seviyesine çıkarması gerektiğini söyledi. Ayrıca, “Silahlı kuvvetlerimiz bizi güvende tutmak için ihtiyaç duydukları şeye sahip olmalı; Ukrayna ise kendini savunmak için gereken tüm desteği almalı.” şeklinde bir vurgu yaptı.
Rutte, Rusya’nın bu yıl ayda 2.900 silahlı insansız hava aracı (İHA) ürettiğini ve bu rakamın NATO için “daha da pervasız, umursamaz ve acımasız” bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Bu durumun, Avrupa’nın hava savunma sistemlerine yatırımını hızlandırması gerektiğini ortaya koydu.
Konuşmanın bir diğer önemli bölümü, Ukrayna’da barış anlaşması sürecine dair soruya verilen yanıttı. Rutte, “Bunu söylemek zor” diyerek, sürecin karmaşıklığını ve belirsizliğini kabul etti. ABD öncülüğündeki müttefiklerin çabalarına dikkat çeken Rutte, “Ukrayna söz konusu olduğunda, ABD ve Avrupa aynı sayfada buluşacak. Başarabiliriz. Rusların kabul edeceğinden emin değilim ama bu, Rusya için büyük bir sınav olacak” şeklinde bir değerlendirme yaptı.
Rutte, NATO’nun Avrupa güvenliğine tam bağlılık ve Atlantik bölgesinin ortak savunması gerektiği görüşünü yeniden teyit etti. “(Strateji) Aslında Avrupa güvenliğine tam bağlılık, NATO’ya tam bağlılık ve ‘Avrupa-Atlantik bölgesini ancak birlikte hareket ederek savunabileceğimiz’ gerçeğine tam bağlılığı öngörüyor.” ifadeleri, ittifakın gelecekteki yönünü vurguladı.
Bu açıklamalar, NATO’nun doğrudan Rusya’nın agresif politikalarına karşı daha proaktif bir tutum sergileyeceği sinyalini verirken, üye ülkelerden daha yüksek savunma harcamaları ve hızlı askeri modernizasyon talep etmektedir.