
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve “uyuşturucu” kelimesiyle nitelendirilen bir soruşturma kapsamında, Fenerbahçe Başkanı Sadettim Saran “şüpheli” olarak ifade alındı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın detayları hâlâ gizli tutulurken, Saran’ın adı çeşitli sosyal medya platformlarında tekrar tekrar gündeme getirildi. Bu süreçte, eski yıllara ait video ve fotoğrafların tekrar dolaşıma sokulduğu, bazı kullanıcıların ise bu içerikleri Saran’ın onayı olmadan paylaşarak itibarına zarar vermeye çalıştığı iddia edildi.

Saran, resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Şahsıma yönelik bir algı operasyonu yürütülmekte olduğu görülmektedir. WhatsApp üzerinden maksatlı şekilde yeniden dolaşıma sokulan; yıllar öncesinden bu yana defalarca tekzip edilmiş, tarafımla hiçbir ilgisi bulunmadığı açık ve kesin biçimde ortaya konmuş bazı görüntü ve paylaşımlar üzerinden şahsıma yönelik bir algı operasyonu yürütülmektedir.” Bu içeriklerin kendisine ait olmadığı defalarca kanıtlanmış olsa da, hâlâ kamuoyunda dolaşması bir “itibar suikastı” niteliği taşıyor. Saran, “Avukatlarım, bu iftira niteliğindeki içerikleri yayan ve yayılmasına aracılık eden tüm kişi ve kuruluşlar hakkında suç duyurusunda bulunacaktır.” sözlerini ekledi. Ayrıca, bazı medya mecralarında yayımlanan ve tamamen özel hayatına dair olan yazı ve yorumların da basın etiğine açıkça aykırı olduğunu ve kişilik haklarının ağır ihlali anlamına geldiğini vurguladı.
Saran, söz konusu içeriklerin dağıtımını durdurmak ve itibarını korumak amacıyla derhal hukuki süreç başlatacağını açıkladı. Bu çerçevede, telif hakkı ihlali, kişilik hakları ihlali ve itibar suikastı gibi suçlamalarla ilgili olarak “suç duyurusu” yapılacağı bildirildi. Avukat ekibi, internet ortamında yayımlanan tüm yanıltıcı ve asılsız içeriklerin kaldırılmasını, sorumlu platformların ise yasal sorumluluklarını yerine getirmesini talep edecek. Saran ayrıca, medya organlarından da etik kurallara uygun haber yapmalarını ve özel hayatına dair spekülasyonları bir an önce sonlandırmalarını istedi.
Bu gelişmeler ışığında, kamuoyunun ve spor camiasının gözleri hem soruşturmanın sonuçlarına hem de Saran’ın itibarını koruma mücadelesine çevrildi. Söz konusu iddiaların ne kadarının gerçek, ne kadarının ise bir “algı savaşı” olduğu ise ilerleyen günlerde netlik kazanacak.