Yeni Zelanda’nın Wellington şehrinde yaşayan 17‑yaşındaki LeeRay King, 14 yaşında elektronik sigaraya başlamasının üzerinden üç yıl geçtikten sonra bir gece aniden nefes alamamaya başladı. Sol yanındaki dayanılmaz ağrıyla acilen hastaneye kaldırıldı ve doktorlar pnömotoraks (akciğer çökmesi) teşhisi koydu.
İlk müdahale, akciğer ile göğüs duvarı arasına bir tüp yerleştirerek sıvı birikimini önlemekti. Ancak King, sonraki dört ay içinde aynı sorunu üç kez daha yaşadı. Doktorlar, göğüs duvarının bir kısmını çıkararak problemi geçici olarak hafifletmeye çalıştı, fakat akciğerdeki hasar ilerledi. En son yapılan büyük operasyonla, ağır şekilde zarar görmüş akciğer bölgesi tamamen alınarak hastanın yaşam kalitesi korunmaya çalışıldı.

Ameliyat sonrası doktorlar, alınan akciğer parçasını bir poşete koyarak King’e gösterdi. Parça tamamen siyaha dönmüş, doku kaybının ve zehirli maddelerin birikiminin açık bir kanıtıydı. 17‑yaşındaki genç, bu görüntüyü “hayatımın şoku” olarak nitelendirdi ve elektronik sigaraya bir daha asla dokunmayacağını sözlerine ekledi.
LeeRay’ın annesi Kylee King, “Poşeti açınca ikimiz de bağırdık. Bu kadar zarar verebileceğini bilmiyorduk.” diyerek duygularını paylaştı. Uzmanlar, özellikle gençlerin elektronik sigara kullanımını masum bir alternatif olarak görmelerinin tehlikeli olduğunu vurguluyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2024 raporuna göre, gençler arasında elektronik sigara kullanımı %15 artış gösterirken, solunum yolu hastalıkları ve kalp‑damar komplikasyonları riskinde belirgin bir yükseliş söz konusu.
Yeni Zelanda Sağlık Bakanlığı da gençler arasında e‑sigara kullanımını sınırlamak için yeni düzenlemeler getirmeyi planlıyor. Uzmanlar, erken yaşta başlayan bu alışkanlığın akciğer kanseri, kronik bronşit ve ciddi pnömotoraks riskini artırdığını belirtiyor.
LeeRay’ın hikâyesi, elektronik sigaranın gençler üzerindeki gizli tehlikelerine dikkat çeken çarpıcı bir örnek olarak medyada geniş yer buluyor.