
Gaziantep 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Nisan 2025 tarihinde Nesrin Panoğlu davasına ilişkin kararını açıkladı. Duruşmaya sanık S.D., iki avukatı, mağdurun avukatı ve mahkeme heyeti katıldı. Mahkemenin inceleme sürecinde delil eksikliği tespit edildi ve bu durum kararın temelini oluşturdu.
Sanık S.D. mahkeme salonunda yaptığı açıklamada, “Maktul Nesrin Panoğlu’nu evimde zorla tutmadım. Benim kız arkadaşımdı. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.
Mahkeme, savcılığın sunduğu kanıtların “oldukça yetersiz ve tutarsız” olduğuna hükmederek, “delil yetersizliği” nedeniyle beraat kararı verdi.

Olayın ardından Nesrin’in büyük kardeşi İsmail Panoğlu, mahkeme kararına büyük bir hayal kırıklığıyla karşı çıktı. “2025 yılı Mart ayında kız kardeşim Nesrin hayatını kaybetti. Yaklaşık üç ay boyunca kayıptı. Bir gün Yeşilvadi Polis Merkezi’nden bir komiser aradı ve hastanede olduğunu söyledi. Ancak hastaneye vardığımızda, kız kardeşimin darp edilerek bir parka atıldığını öğrendik. Hayatı zaten kaybedilmişti.” ifadelerini kullandı.
İsmail Panoğlu, davada yargılanan beş kişinin “kısa sürede serbest bırakılması” ve “dosyanın yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle kapatılması” nedeniyle adaletin yerini bulmadığını belirtti. “Elimizde video kayıtları ve somut deliller mevcut. Bu kayıtlar, Soner D. ve Dursun D. gibi isimleri net bir şekilde ortaya koymaktadır. Ancak mahkeme bu delilleri dikkate almamış.” diye ekledi.
Olay, Mart 2025 tarihinde Şahinbey ilçesi İbni Sina Mahallesi’nde gerçekleşti. Nesrin Panoğlu, iki haftadır ailesinden ayrı yaşadığı bir dönemden sonra bir parka giriş yaptı ve vatandaşlar tarafından baygın bulunarak hastaneye kaldırıldı. Altı gün süren yoğun bakım tedavisi sonrasında hayatını kaybetti.
Vefatının ardından aile, cinsel istismar, zehirlenme ve uyuşturucu gibi çeşitli iddialarda bulundu. Soruşturma kapsamında bir kişi gözaltına alındı; ancak diğer dört şüpheli, kısa bir tutukluluk süresinin ardından serbest bırakıldı ve yargılanmadan dosya kapatıldı.
Geniş halkoyu, özellikle sosyal medyada, “Adalet yerini bulmasın” şeklinde tepkiler gösterdi ve davanın yeniden incelenmesini talep eden dilekçeler toplandı.
Uzman hukukçular, beraat kararının “delil yetersizliği” ilkesine dayanmasına rağmen, olay yerinde toplanan fiziksel kanıtların yeterince incelenmediğini” belirtiyor. Bazı avukatlar, savcılığın örnek olaylarla kıyaslandığında daha titiz bir inceleme yapması gerektiğini savunuyor.
Mahkemenin kararının ardından, Panoğlu ailesi ve kamuoyu, üst mahkemeye temyiz başvurusunda bulunma kararı aldı. Temyiz sürecinin nasıl sonuçlanacağı ise hâlâ belirsiz.
Bu karar, Gaziantep ve çevresindeki benzer vakaların soruşturulması ve yargılanması konusunda yeni bir tartışma başlatmış durumda. Özellikle kadın hakları savunucuları, mağdurların korunması ve delillerin eksiksiz toplanması gerektiğini vurguluyor.