İsrail Cumhurbaşkanlığı, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun avukatı Amit Hadad aracılığıyla Isaac Herzog’a resmi bir af dilekçesi gönderdiğini açıkladı. Dilekçenin, Af Dairesi tarafından değerlendirilmek üzere alındığı ve süreçteki adımların yakından takip edileceği belirtildi.
Yetkililer, başvurunun “olağanüstü nitelikte” ve “ciddi sonuçlar doğurabilecek” bir adım olduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda, afın yürürlüğe girebilmesi için suçun kabulü, etkin pişmanlık ve özür gibi şartların yerine getirilmesi gerektiği vurgulandı; ancak Netanyahu’nun mektubunda bu unsurların bulunmadığı bildirildi.

İsrail yasalarına göre, bir kişinin affedilebilmesi için suçunu kabul etmesi, samimi bir pişmanlık göstermesi ve resmi bir özür dilemesi gerekir. Netanyahu’nun mektubu, bu zorunlu ifadeleri içermediği için yasal uzmanlar arasında tartışmalara yol açtı. Hukukçular, afın sadece sembolik bir jest olmaktan çıkıp, gerçek bir adalet sürecinin parçası haline gelmesi gerektiğini savunuyor.
Likud partisi içinde de Netanyahu’ya yönelik destek artıyor. Geçtiğimiz ay partinin bakanları ve yardımcı bakanları, Cumhurbaşkanı Herzog’a bir mektup ile “toplumsal birliğin yeniden sağlanması” çağrısında bulundu. Bu mektup doğrudan bir af talebi içermese de, ülkenin “olağanüstü koşulları” göz önünde bulundurularak af yetkisinin kullanılmasının gerektiği vurgulandı.
Al Jazeera’nin haberine göre, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın, Netanyahu’nun yolsuzluk davalarında af talebinde bulunması gerektiğini söylemesi, bu gelişmenin tetikleyicilerinden biri oldu. Trump, Herzog’a gönderdiği mektupta Netanyahu’nun davasını “siyasi ve temelsiz” olarak nitelendirmişti. Bu dış baskı, Netanyahu’nun resmi başvurusunu zamanlamasında etkili oldu.
Netanyahu, 2019’da açılan üç ayrı dosyada rüşvet, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanıyor. Mahkeme süreci, hem iç politika hem de uluslararası ilişkiler açısından büyük bir gerilim kaynağı haline gelmiş durumda. Başkan Herzog’un af yetkisini kullanabilmesi için, Netanyahu’nun suçunu kabul ederek resmi bir başvuru yapması şart koşuluyor. Başkanlık ofisi ise bu şartların yerine getirilip getirilmediğini titizlikle inceleyeceklerini belirtti.
Bu gelişmeler, İsrail içinde ve dışındaki siyasi dinamikleri yeniden şekillendirebilir; af talebinin kabul edilip edilmemesi, ülkenin demokratik kurumlarına ve hukuk sistemine dair tartışmaları daha da alevlendirebilir.