Nevşehir’de 4. kattaki evinin balkonundan düşerek hayatını kaybeden eşinin ölümünden sorumlu tutulan koca, ilk duruşmada yurt dışı yasağı ve konutu terk etmeme tedbiriyle tahliye edildi.

Mayıs ayının son haftalarında Nevşehir 350 Evler Mahallesi, Ali Dirikoç Bulvarı üzerindeki bir apartmanda trajik bir olay gerçekleşti. 35 yaşındaki İ.Ö. adlı kadın, henüz belirlenemeyen bir sebeple 4. kattaki evinin balkonundan aşağıya düştü. Olayı gören komşularının ihbari üzerine polis ve sağlık ekipleri adrese sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede kadının hayatını kaybettiği belirlendi; daha sonra İ.Ö.’nün cansız bedeni otopsi için Nevşehir Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayın ardından gözaltına alınan ve tutuklanan M.Ö. (35) bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Dava, Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık, eşiyle sık sık tartıştığını, olay gününde evde alkol aldığını ve eşinin bir intihar mektubu yazdığını ileri sürdü. Ancak “Mektubu tam okumadım, yakıp lavaboya attım” diyerek olayın seyrine dair çelişkili açıklamalarda bulundu.
Sanık M.Ö., duruşma sırasında şu ifadeleri kullandı: “Eşim balkondan atlarken tutmaya çalıştım ama başaramadım. Çok sevdiğim birini kaybetmek istemiyordum. Telefonuna ‘kral’ ben de ‘İçişleri Bakanım’ diye kaydettim.” Bu sözler, mahkeme salonunda şaşkınlık yarattı ve medyada geniş yankı buldu.
Sanığın avukatı, çiftin uzun süredir mutlu bir evlilik sürdüğünü, İ.Ö.’nun bıçak darbelerinin öldürücü olmadığını ve kadının daha önce intihar girişiminde bulunduğunu iddia etti. Avukat, olayın bir “cinnet anı” içinde gerçekleştiğini savunarak, M.Ö.’nun eylemlerinin kasıtlı olmadığını vurguladı.
Mahkeme heyeti, tanık beyanları ve tutukluluk halini göz önünde bulundurarak, yurt dışı yasağı ve konutu terk etmeme tedbiriyle M.Ö.’nun tahliyesine karar verdi. Duruşma şubat ayına ertelendi ve yeni bir duruşma tarihi belirlenecek.
Bu karar, yerel halk ve uzmanlar arasında tartışma yarattı. Bazıları, davanın ağırlaştırılması gerektiğini savunurken, diğerleri ise sanığın “aile içi şiddet” vakasını yansıtması nedeniyle daha hafif bir tedbir alınmasının yeterli olduğunu düşünüyor.
Nevşehir’de bu tür aile içi şiddet vakalarının artması, yerel yönetimlerin ve sosyal hizmetlerin daha aktif müdahale etmesi gerektiğine dair çağrıları da beraberinde getirdi. Olayın medyada geniş yer bulması, benzer vakaların önlenmesi adına toplumsal farkındalığın artmasına da katkı sağladı.