Türkiye’nin güneydoğusunda, özellikle Tunceli’nin yüksek kesimlerinde, uzun yıllardır “görülmemiş” olarak kabul edilen Anadolu parsı, bir köylü tarafından ağaçta tespit edildi. Köylü, hayvanı cep telefonu kamerasıyla kaydetti ve görüntüleri çevre hakları avukatı Barış Yıldırım’a gönderdi.

Görüntüler, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen ve Biyoçeşitlilik ve Çevre Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kılıç tarafından incelendi. Prof. Dr. Mustafa Sözen, hayvanın baş yapısı, kulak şekli ve ayak içindeki uzunlamasına siyah çizgileri sayesinde kesin olarak Anadolu parsı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Ahmet Kılıç ise bu bireyin muhtemelen genç olduğunu, insanlardan kaçtığı için ağaca sığınıyor olabileceğini ve bu türün besin piramidinin en üstünde yer aldığını vurguladı.
Tunceli, vaşak, yaban keçisi, tilki, kurt, sansar, su samuru, porsuk, sincap, tavşan, yaban domuzu, ur kekliği, çengel boynuzlu dağ keçisi ve ayı gibi pek çok nadir hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Bu çeşitlilik, bölgenin koruma politikaları için büyük bir sorumluluk anlamına geliyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi, türün varlığını netleştirmek amacıyla bölgeye bir dizi fotokapan yerleştirmişti; bu son görüntü, o çabaların meyvesi niteliğinde.
Türkiye Cumhuriyeti kanunları kapsamında, nesli tehlike altında olan bir hayvanı öldürmenin cezası 45 milyon lira para cezası ve 5 yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Bu yüksek ceza, türlerin korunması ve kaçak avcılıkla mücadele edilmesi amacıyla konulmuştur. Uzmanlar, bu cezanın caydırıcı etkisinin artırılması gerektiğini ve denetimlerin sıklaştırılmasını öneriyor.
Bu nadir görüntü, Anadolu parsının doğal yaşam alanlarının hâlâ var olduğunu ve koruma çabalarının devam etmesi gerektiğini gösteriyor. Bilim insanları, bölgedeki popülasyonun daha iyi izlenebilmesi için genetik analizler, kamera izleme ağları ve yerel halkla iş birliği gibi yöntemlerin artırılmasını tavsiye ediyor. Aynı zamanda, halkın bilinçlendirilmesi ve yasalara uyulmasının sağlanması, bu eşsiz yırtıcı kedinin geleceği için kritik öneme sahip.