
Bünyamin Çelik, Palandöken Kayak Merkezi’nde sabahın erken saatlerinden itibaren pistte. “Her gün kendimi bir adım daha geliştiriyorum, olimpiyat hayalim her an daha da yakınlaşıyor” diyor.

7 yaşında Kars’ın Sarıkamış ilçesinde ailesinin götürmesiyle tanıştığı kayak, Çelik’in hayatının bir parçası hâline geldi. Ailesinin desteği ve yerel antrenörlerin yönlendirmeleriyle küçükler ve büyükler kategorilerinde ulusal yarışmalara adım attı.
13 yaşında alp disiplini branşında milli takıma seçilen Çelik, Avrupa Gençlik Olimpik Festivali ve çeşitli Dünya Şampiyonalarında Türkiye’yi temsil etti. Balkan Şampiyonalarında üç kez birincilik elde ederek bölgesel bir yıldız haline geldi.
Türkiye Kayak Federasyonu’nun düzenleyeceği dört aşamalı seçim yarışında en yüksek puanı alarak 25. Kış Olimpiyat Oyunları’na katılma hakkı için mücadele ediyor. Çelik, “4 gün sürecek bu yarışta en iyi sonucu elde eden 5 sporcudan biri olacağım” diyerek hedefini netleştiriyor.
Milli takımda yer alan diğer erkek kayakçılarla birlikte antrenman yapan Çelik, pistte rekabetin ancak performansı artırdığını vurguluyor: “Pistten sonra kardeşiz; iyi olan hak eden kazanıp gitsin”.
Çelik, olimpiyatların sadece bireysel bir başarı değil, ülke gururu olduğunu belirtiyor. “Dünyanın en iyileriyle aynı pistte yarışmak, hem benim hem de Türkiye için büyük bir onur” ifadeleri, sporcunun motivasyonunu özetliyor.
Türkiye, son yıllarda kayak branşında uluslararası alanda daha görünür hale geldi. Çelik gibi genç yeteneklerin yükselişi, ülkenin kış sporları altyapısının güçlendiğinin bir göstergesi.
“Olimpiyatlar dört yılda bir yapılır; bu fırsatın kapısını çalmak bile büyük bir heyecan. Ailem, hocalarım ve tüm destekçilerimle birlikte bu hayalimizi gerçekleştirmek için çalışıyoruz” diyerek sözlerini noktalıyor.