
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Brüksel’de yabancı partilerden destek arayışını “vahim bir durum” olarak tanımladı ve bu tutumun hem siyasi hem de tarihsel açıdan kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı uzun açıklamada, “Özgür Özel’in CHP’nin iktidar olması için yabancı ülkelerdeki partilerin desteğini talep etmesi vahim bir durumdur” sözleriyle durumu net bir dille eleştirdi. Çelik, bu tutumun “siyasi olarak kabul edilemez olduğu gibi, CHP tarihi açısından da ele alınması gereken bir mesele” olduğunu belirtti.

Çelik, Özel’in Brüksel’de yaptığı açıklamalarda, “kardeş parti” olarak nitelendirdiği yabancı partilerin Cumhurbaşkanıyla güçlü diyalog içinde olmasını ve Türkiye’ye destek vermesini eleştirdiğini iddia etti. Bu bağlamda, “yurt dışında destek bulmak için Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye’yi şikayet etmeyi bir siyaset karakteri haline getirmiş” ifadesiyle Özel’i sert bir dille suçladı.
Özellikle Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’ya yönelik eleştirilerin de söz konusu olduğu açıklamada, Çelik, “Bu aslında ders çıkarması gereken bir durum” diyerek, yabancı liderlerin Türkiye ile ilişkilerini daha dikkatli değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
“BU BÜYÜK BİR SAVRULMADIR” diyerek konuşmasını sonlandıran Çelik, aynı oturumda Özel’e şu soruyu yöneltti: “AB’nin sınırında demokratik bir Türkiye mi olacak, yoksa kardeş partinizi otoriter bir yapıya mı teslim edeceksiniz?” Bu sorular, Özel’in yabancı destek arayışını bir iç siyasete müdahale girişimi olarak nitelendirdi.
Çelik, ayrıca, “Defalarca meşru seçimlerde birinci olmuş Cumhurbaşkanımıza yönelen Avrupa aşırı sağ partilerin diliyle konuşması da gayrimeşrudur” şeklinde ekledi. Bu açıklamalar, parti içi ve dışı dinamiklerin ne kadar hassas bir denge içinde olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Sonuç olarak, Ömer Çelik’in bu açıklamaları, CHP liderinin yurt dışı politikasına yönelik sert bir uyarı niteliğinde olup, Türkiye’nin dış ilişkilerinde bağımsızlık ve ulusal egemenlik temasını yeniden gündeme taşıdı.