
Şanlıurfa’nın Birecik kesiminde, 20 yıl önce sadece 50 ton kapasiteyle balık üretimine adım atan Ömer Tunç, bugün 2 bin 250 ton somon ve 40 ton havyar üreten bir işletmenin başında. “Ekonomik gücümüz yoktu, dar koşullarda demir kafeslerle başladık” diyerek, zorlu başlangıç koşullarını hatırlıyor.

Ömer Tunç, balıkçılığa yönelmeden önce elbise mağazası işletiyordu. İşlerinin yolunda gitmemesi, onu Fırat Nehri’nin serin sularına yönlendirdi. Ailesiyle birlikte yürüttüğü işletmede, kızları ve oğulları su ürünleri mühendisliği eğitimi alarak üretim sürecine bilimsel bir yaklaşım kazandırdı. “Biz bir balıkta rahatsızlık gördüğümüzde örnek alıp uzun süre incelememiz gerekiyordu; şimdi ise eğitimle birlikte hastalıkları anında tanıyabiliyoruz.” şeklinde konuştu.
Başlangıçta ürünlerini iç piyasaya satan Tunç, bugün Japonya, Çin, Avrupa ülkeleri ve Avrupa dışı pazarlar gibi yüksek talep gören bölgelere ihracat yapıyor. 5 milyon dolarlık yıllık ihracat, sadece işletmenin değil, Şanlıurfa’nın tarımsal dış ticaretine de büyük bir katkı sağlıyor. “Artık Türk somonu, Norveç somonuna rakip bir konuma geldi” diyerek, yerli üretimin küresel rekabetteki yerini vurguluyor.
Ömer Tunç, “Dünyanın dört bir yanına Türk somonunu yedirmeyi hedefliyoruz” şeklinde bir vizyon ortaya koyuyor. Çocuklarının da aynı sektörde uzmanlaşmasıyla, işletmenin sürdürülebilirliği ve inovatif üretim tekniklerinin geliştirilmesi planlanıyor. Bilimsel araştırma ve yerli havyar üretimi sayesinde, bölge ekonomisinin çeşitlenmesi ve genç istihdamının artması bekleniyor.
Fırat Nehri kıyısında kurulan bu balık çiftliği, 30’dan fazla kişiye istihdam sağlıyor. Ayrıca, bölge çiftçileri ve su yönetimi birimleriyle iş birliği içinde, su kalitesinin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliği üzerine projeler yürütülüyor. “Suyun güzel olması somonlarımızın da kalitesini artırıyor” diyerek, çevresel faktörlerin üretime etkisini vurguluyor.
Bu başarı hikâyesi, kırsal kalkınma, tarımsal ihracat ve yerli gıda üretimi alanında örnek bir model olarak gösteriliyor.