
Avrupa Birliği ile Güney Amerika ortak pazarı Mercosur arasındaki uzun süredir devam eden müzakereler, Brüksel sokaklarında kırsal kesimin sert tepkisiyle sarsıldı. Yaklaşık 10 000 çiftçi, traktörleriyle otoyolları ve şehir merkezini blokladı, saman balyaları, lastik yığınları ve hatta patates ile yumurta fırlatarak otoriteye meydan okudu. Polisle çatışmalar kaçınılmaz oldu; birkaçı yaralandı, birçok katılımcı gözaltına alındı.

O aynı gün planlanan AB Liderler Zirvesi, Brüksel sokaklarındaki kaosun gölgesinde gerçekleşti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, zirveye bir saatten fazla gecikmeli katıldı; bu gecikme, protestoların ne denli etkili olduğunu gösterdi. Zirvede, tarım politikaları ve ticaret müzakereleri üzerine yoğun tartışmalar yaşanırken, dışarıdaki gürültü delegelerin dikkatini dağıttı.
Gösterilerin ardından, çiftçi örgütlerini temsil eden COPA ve COGECA yöneticileri, Avrupa Parlamentosu’nda von der Leyen, António Costa ve ilgili komiserlerle bir araya geldi. Çiftçi temsilcileri, Mercosur’dan gelecek ucuz tarım ithalatının Avrupa’nın yerel üretimini yok edeceğini vurguladı. Von der Leyen ve Costa, sosyal medya üzerinden “Tarımcılarımızın sesini duyuyoruz” gibi destek mesajları paylaştı; ancak örgütler bu açıklamaların yetersiz olduğunu belirtti ve “Sözler eylemlerle örtüşmeli” diyerek geri adım atılmayacağını duyurdu.
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán da protestolar sırasında çektiği görüntüleri paylaşarak AB’nin tarım desteklerini kesmesi ve kaynakları Ukrayna’ya yönlendirmesini eleştirdi. Orbán’ın açıklamaları, AB içinde zaten var olan bölünmüşlüğü derinleştirdi.
Yoğun baskılar sonucunda, Avrupa Komisyonu resmi olarak AB‑Mercosur Serbest Ticaret Anlaşması imza sürecinin en az bir ay ertelendiğini duyurdu. Bu gecikme, Fransa, Polonya ve İtalya gibi ülkelerin anlaşmaya karşıt tutumlarını da gözler önüne serdi. Anlaşma, Brezilya, Arjantin, Uruguay, Paraguay ve Bolivya’yı kapsayarak gümrük vergilerini büyük ölçüde kaldırmayı ve 700 milyondan fazla nüfusu içinde barındıran bir ticaret alanı yaratmayı hedefliyor. Çiftçiler ise bu şartların “haksız rekabet” yaratacağını ve Avrupa’nın gıda güvenliğini tehdit edeceğini savunuyor.
AB liderleri, yeni bir takvim belirleyerek müzakere sürecini yeniden gözden geçirecek. Uzmanlar, eğer ortak bir çözüm bulunamazsa, ticaret anlaşmasının tamamen iptal edilebileceği uyarısında bulunuyor. Bu gelişmeler, hem Avrupa’nın iç politikası hem de küresel tarım ticareti açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.