Fransız otomobil üreticisi Citroen, Türkiye pazarına yönelik kritik bir stratejik hamle yaptı. Şirketin Stellantis çatısı altında yürüttüğü global geliştirme sürecine, Türkiye artık klinik test ülkeleri arasında yer alıyor. Bu karar, yerel sürücülerin kullanım alışkanlıklarını ve taleplerini doğrudan araç tasarımına ve güvenlik protokollerine entegre etmeyi hedefliyor.
Citroen CEO’su Xavier Chardon, bu yeni yaklaşımı “Türkiye’nin dinamik ve hızla büyüyen otomotiv pazarının, ürün geliştirme sürecimizde kritik bir rol oynamasını sağlamak için stratejik bir adım” diyerek duyurdu. Chardon, “Türk sürücülerin geri bildirimleri, özellikle konfor, yakıt verimliliği ve teknolojik donanım konularında, gelecekteki modellerimizin şekillenmesinde anahtar olacak” şeklinde vurguladı.
Bu gelişme, Citroen’in yeni C5 Aircross SUV modelinin Türkiye lansmanında resmi olarak ilan edildi. Lansmanda Chardon, yeni modelin geliştirme aşamasında teknik ve güvenlik testlerinin yanı sıra tüketici geri bildirimlerine de büyük yer verildiğini belirtti ve “Türkiye, bu süreçte aktif bir katkı sağlayacak” dedi.

Geleneksel olarak testlerini Fransa, İtalya ve İspanya gibi Avrupa pazarlarında gerçekleştiren Citroen, bu kez Türkiye’yi de aynı çerçeveye sokarak, bölgesel farklılıkları daha iyi anlamayı hedefliyor. Citroen Türkiye ekibi, yerel sürücülerin tercihlerini ve beklentilerini detaylı olarak analiz edecek; bu verileri global tasarım ve mühendislik ekiplerine iletecek.
Türkiye, Citroen’in dünya genelindeki en büyük ikinci pazarı konumuna yükseldi. Bu hızlı büyüme, yalnızca satış rakamlarıyla değil, aynı zamanda yerel üretim ve tedarik zinciri yatırımlarıyla da destekleniyor. Şirket, Türkiye’deki artan talebin, yeni modellerin yerelleştirilmiş versiyonlarının geliştirilmesine olan ihtiyacı artırdığını ifade ediyor.
Citroen’in bu adımı, “Biz isteyeceğiz, Citroen yapacak” anlayışını somut bir politikaya dönüştürüyor. Uzun vadede, Türk tüketicilerinin geri bildirimleri sayesinde daha ekonomik, güvenli ve teknoloji odaklı araçların piyasaya sürülmesi bekleniyor. Analistler, bu yaklaşımın Citroen’in pazar payını %15‑20 arasında artırabileceğini ve rekabet gücünü önemli ölçüde yükselteceğini öngörüyor.
Şirket, ilerleyen dönemde yalnızca C5 Aircross değil, elektrikli ve hibrit modelleri de Türkiye‑özel test programına dahil etmeyi planlıyor. Böylece, ülkenin artan elektrikli araç altyapısı ve çevre politikalarıyla uyumlu bir ürün portföyü oluşturulması hedefleniyor.
Citroen’in Türkiye’yi klinik test ülkeleri arasına eklemesi çok iyi bir hamle. Umarım Türk sürücülerin geri bildirimleri dikkate alınarak daha ekonomik ve güvenli araçlar üretilir.