
Özer Matlı, yeni yıla hazırlık sürecinde Bursa’nın ekonomik dinamiklerini, jeopolitik riskleri ve dijital dönüşüm fırsatlarını bir çatı altında topladı. “Bursa’ya hizmeti bir görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz” diyerek, şehrin çok yönlü potansiyeline duyduğu güveni vurguladı.

Matlı, “Dünya ekonomisi; jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar, ticaret savaşları ve artan korumacı politikalar nedeniyle belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemden geçmektedir.” ifadeleriyle mevcut ortamı tanımladı. Tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların, enerji ve hammadde maliyetlerinin artışının tüm sektörleri tehdit ettiğini, Türkiye’de ise enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın öncelikli olduğunu belirtti. Bu çerçevede, para politikalarının öngörülebilirliği ve yapısal reformların hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Sanayi ve üretim cephesinde, küresel talepteki dalgalanmalar, yeşil dönüşüm zorunluluğu ve dijitalleşme süreçlerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini hatırlatan Matlı, Türkiye’nin tekstil, otomotiv ve makine gibi geleneksel sektörlerinin hâlâ rekabet gücünü korumaya çalıştığını söyledi. “Öngörülebilir para politikaları, üretimi destekleyen yapısal reformlar ve sanayiciye nefes aldıracak uygulamalarla birlikte imalat sanayiinde toparlanmanın güçlenmesi mümkün olacaktır.” dedi.
Gıda ve perakende sektörlerinin, artan maliyetler ve değişen tüketici davranışlarından doğrudan etkilendiğini belirten Matlı, maliyetlerin daha öngörülebilir hâle gelmesi ve iç talepte istikrarın sağlanması durumunda bu sektörlerin sürdürülebilir büyüme çizgisine gireceğine inandığını ifade etti.
Türkiye’nin genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağının dijitalleşme ve yapay zeka alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Matlı, “Teknoloji odaklı girişimler desteklendiği sürece, dijital altyapı yatırımları hız kazanacak ve katma değeri yüksek üretim ön plana çıkacaktır.” şeklinde bir gelecek vizyonu sundu.
KOBİ’lerin, ekonominin bel kemiği olduğunu ve küresel belirsizlikler karşısında en kırılgan yapı olduklarını hatırlatan Matlı, finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve sürdürülebilirlik konularında daha güçlü destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. “KOBİ’lerin ayakta kalması, büyüme sürecine aktif biçimde dahil edilmesi ve rekabet güçlerinin artırılması büyük önem taşımaktadır.” şeklinde konuştu.
Bursa’nın çok sektörlü yapısı, güçlü üretim kültürü ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisinin kilit merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Matlı, BTSO Başkan Adayı olarak şeffaf, katılımcı ve bütünleştirici bir yönetim anlayışı hedeflediğini belirtti. “Bursa’nın ortak vizyonu ve gücü temelinde, üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini merkeze koyan, çözüm odaklı ve güçlü bir oda yapısını birlikte inşa etmek istiyoruz.” dedi.
Yeni yıla ilişkin temennilerini de paylaşan Matlı, 2026’nın belirsizliklerin azaldığı, üretimin ve yatırımın desteklendiği, finansal istikrarın güçlendiği bir dönem olmasını diledi. Bursa iş dünyasının bilgi, tecrübe ve dayanışma gücüyle bu süreci başarıyla yöneteceğine inandığını vurguladı.