
Almanya’nın Bavyera eyaletinde, Fürth şehrinde ikamet eden Özlem Yıldırım, Erlangen Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden psikolojik tedavi alıyordu. 22 Aralık 2025 tarihinde, hastaneden eve dönerken “trenin altında kaldı” şeklinde ifade edilen bir kazada yaşamını yitirdi. Uzmanlar, bu kazanın intihar olarak değerlendirildiğini bildirdi.

Olay günü, Özlem’in hastaneden çıkıp evine doğru yürürken rayların üzerinde durduğu ve aniden gelen bir tren nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. Olay, yerel polis ve sağlık ekiplerinin hızlı müdahalesiyle incelenmeye alındı.
Özlem’in erkek kardeşi Ertuğrul Yıldırım, olay hakkında şu açıklamaları yaptı: “Kız kardeşim Almanya’da doğup büyüdü, üniversiteyi bitirdikten sonra iyi bir şirkette çalışıyordu. İş yoğunluğu ve stres nedeniyle psikolojik tedaviye başladı.” Ertuğrul, ayrıca “Dertler paylaşıldıkça azalır, sevinçler paylaşıldıkça çoğalır. Kız kardeşim dertlerini bizimle paylaşsaydı, belki bu trajik olay yaşanmazdı.” ifadelerini kullandı.
Yüksek öğrenim görmüş ve mesleki anlamda istikrarlı bir kariyere sahip olan Özlem’in, psikolojik sıkıntılarını gizli tutması ve yalnız hissetmesi, uzmanlar tarafından “bireysel ruh sağlığı destek sistemlerinin eksikliği” olarak yorumlandı.
Özlem Yıldırım’ın cenazesi, 22 Aralık Pazartesi günü DİTİB Fürth Mevlana Camii’nde öğle namazından sonra kılınan cenaze namazı ile gerçekleştirildi. Tören, hem Almanya’daki Türk topluluğu hem de Gaziantep’teki aile üyeleri tarafından büyük bir hüzünle izlendi. Cenaze namazının ardından, özlem, Gaziantep’te ailesinin kabristanına defnedildi.
Bu trajik olay, göçmen topluluklarının yaşadığı psikolojik baskıların daha geniş bir toplumsal farkındalık gerektirdiğini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle stresli iş ortamları ve yabancı ülkelerdeki sosyal izolasyonun, bireylerin ruh sağlığına olumsuz etkileri olabileceği uyarısında bulunuyor.