TRABZON’da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’nde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. C.K., hastalarından ve hasta yakınlarından ‘bıçak parası’ adı altında doğrudan nakit talep ettiği iddiasıyla polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Şikayetler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yapılan başvurularla gündeme geldi ve kısa sürede güvenlik birimlerinin müdahalesiyle olay yerinde soruşturma başlatıldı.

Şikayetlerin ardından KTÜ Rektörlüğü, olayı “akademik etik ihlali” ve “yasal suç” çerçevesinde değerlendirerek idari soruşturma başlattı. Soruşturma sonucunda Prof. Dr. C.K. görevden uzaklaştırıldı ve resmi olarak açığa alındı. Polis, elde edilen ifadeler ve hastane kayıtlarını inceleyerek, para transferlerinin elden yapıldığını ve bazı hastalardan doğrudan nakit alındığını tespit etti.
Emniyet birimlerinde yapılan işlemlerin ardından Prof. Dr. C.K., Trabzon Adliyesi’ne sevk edildi. Hakim, “İrtikap” (para karşılığı hizmet talep etme) suçlamasını değerlendirerek, delillerin yeterli olduğunu belirtti ve tutuk kararı verdi. Tutuklama kararı, hem akademik camiada hem de halk arasında büyük yankı uyandırdı.
KTÜ Rektörlüğü, olayın üniversitenin itibarını zedelememesi için şeffaf bir süreç yürütüleceğini duyurdu. Sağlık Bakanlığı ise “tıbbi etik kurallarına aykırı hiçbir davranışın tolere edilmeyeceğini” vurguladı. Birçok meslek örgütü ve hasta hakları derneği, benzer vakaların önüne geçmek amacıyla daha sıkı denetim ve denetleme mekanizmalarının geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Türk Ceza Kanunu’nun 222. maddesi kapsamında “İrtikap” suçu, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve para cezası ile sonuçlanabilir. Ayrıca, akademik unvanların ve kamu görevi yürütme hakkının da geri alınması gibi disiplin cezaları söz konusudur. Soruşturmanın tam raporu henüz açıklanmasa da, savcılığın süreci titizlikle yürüttüğü bildirildi.
‘Bıçak parası’ skandalı, Türkiye’de sağlık sektöründe yolsuzluk algısını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, hastaların maddi çıkarların hizmet kalitesini etkilememesi gerektiğini ve bu tür iddiaların hem hasta güvenini hem de tıp mesleğinin itibarını sarsacağını belirtiyor. Olay, önümüzdeki aylarda da medyada ve kamuoyu gündeminde yer alacak gibi görünüyor.