
Türkiye’de son yıllarda bel, boyun ve eklem ağrılarının görülme sıklığı gözle görülür biçimde artıyor. Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, Haberler.com’da yaptığı açıklamalarda bu artışın temel nedenlerini çocukluk dönemine kadar geriye götürdü. “Çocukların erken yaşta hareketsiz kalması, uzun saatler ekran başında oturması ve yeterli uyku alamamaları, omurga sağlığını doğrudan etkileyen faktörlerdir.” dedi.
Şen, özellikle sabahları kasların tam anlamıyla gevşemediği durumların uyku felci ile karıştırılmaması gerektiğini, ancak bu durumun sabahları yorgun ve ağrılı uyanmaya sebep olduğunu hatırlattı. “Sağlıklı bir uyku, omurga sağlığı için hayati öneme sahiptir.”

Günlük yaşamda ekran bağımlılığı ve hareketsiz yaşam tarzı sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik sorunlara da zemin hazırlıyor. Şen, aileleri çocuklarını ev içinde uzun süre ekran başında tutmamaları, dışarıda oyun oynamaları ve fiziksel aktivitelerle meşgul etmeleri konusunda uyardı. Aksi takdirde, ilerleyen yaşlarda kronik sırt ve eklem rahatsızlıklarıyla karşılaşabileceklerini belirtti.
Prof. Dr. Şen, sadece hareket eksikliğinin değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarının da inflamasyonu tetiklediğini vurguladı. “Pastırma, et sucuğu gibi işlenmiş et ürünlerinde koruyucu katkı maddeleri bulunur; bu maddeler vücutta inflamasyonu artırarak kas‑iskelet sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratır.” dedi. Türkiye’nin giderek artan obezite oranları ve anormal kilo alımları, vücutta ödem ve inflamasyona yol açıyor; bu da omurga ve eklemlerde ağrıların şiddetlenmesine neden oluyor.
Sağlık uzmanı, bu sorunun önlenebilir olduğunu, ancak toplumun bilinçlenmesi gerektiğini belirtti. “Dengeli ve doğal beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve ekran süresinin sınırlandırılması, genç neslin omurga sağlığını koruyacak temel adımlardır.”
Şen’in önerileri arasında şunlar yer alıyor:
1. Günlük En Az 30 Dakika Fiziksel Aktivite: Çocukların okula gitmeden önce ya da akşamları açık havada koşu, bisiklet veya oyun oynamaları.
2. Ekran Süresini Sınırlama: Haftada en fazla 2‑3 saat ekran başında kalma, özellikle uyku öncesi ekran kullanımını azaltma.
3. Doğal ve İşlenmemiş Gıdalar Tüketme: İşlenmiş et ürünleri yerine taze et, balık, sebze ve meyveler tercih edilmeli.
4. Düzenli Uyku ve Ergonomik Uyku Pozisyonu: Her gece 7‑8 saat uyumak, uygun yatak ve yastık seçimi ile omurganın doğal hizasını korumak.
5. Düzenli Kontroller: Özellikle büyüme çağındaki çocukların ortopedi ve fizyoterapi uzmanlarıyla periyodik muayenelerden geçmesi öneriliyor.
Bu adımlar, sadece bireysel sağlık için değil, aynı zamanda ulusal sağlık harcamalarının uzun vadede azalmasına da katkı sağlayacak. Şen, “Erken yaşta alınacak önlemler, ileride ortaya çıkabilecek ciddi ortopedik operasyonların önüne geçebilir.” diyerek sözlerini noktaladı.
Sağlık bakanlıkları ve eğitim kurumlarının da fiziksel aktivite programlarını müfredata entegre etmesi, okullarda ergonomik oturma düzenlerinin sağlanması ve sağlıklı beslenme bilincinin artırılması gerektiği vurgulandı. Uzman, “Toplumun her kesiminin bu konuda sorumluluk alması, nesiller boyu sürecek bir sağlık krizin önüne geçebilir.” ifadesiyle görüşlerini tamamladı.