
6 Aralık 2025 tarihinde İzmir’in prestijli Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü tarafından organize edilen PRTalks, bu yıl altıncısını “Spor İletişimi” temasıyla gerçekleştirdi. Üniversite kampüsünde toplanan katılımcılar, spor dünyasının en üst seviyelerindeki şampiyonlar ve deneyimli iletişim danışmanlarıyla bir araya gelerek, sahadaki zaferlerin nasıl profesyonel bir iletişim çerçevesinde şekillendiğini tartıştı.
Konuşmacılar arasında Artistik Cimnastik Dünya Şampiyonu İbrahim Çolak, Triatlon Türkiye ve Balkan Şampiyonu İpek Öztosun ile Medyaspor Kurucu Ortağı ve tanınmış spor yazarı Ali Ergöçmez yer aldı. Panelin moderatörü ve açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Özlem Alikılıç, halkla ilişkilerin sporcu marka yönetimindeki kritik rolüne değindi.

Prof. Dr. Alikılıç, “Her sporcu bir markadır” diyerek, günümüz sporcularının sadece performanslarıyla değil, aynı zamanda kamuoyu algısı ve sponsorluk potansiyelleriyle de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Alikılıç, iletişimin iki yönlü bir süreç olduğunu ve “medya tarafı” ile “marka tarafı” arasında köprü kurmanın uzun vadeli başarı için vazgeçilmez olduğunu belirtti.
“Sporcular, bireysel ya da profesyonel danışmanlık alarak kendi markalarını ulusal ve uluslararası ölçekte yönetmeye çalışıyorlar.” şeklindeki ifadeleri, panelin temel mesajını özetledi.
İbrahim Çolak, dünya şampiyonluğunu kazandıktan sonra artan medya ilgisinin ve sponsorluk taleplerinin yönetilmesinde yaşadığı zorlukları samimi bir dille paylaştı. “25 yıldır bu sporu yapıyorum ve 19’uncu yılımda dünya şampiyonluğu kazandım. Madalyayı aldıktan sonra sponsorlar gelmeye başladı. Başarı geldikten sonra geri dönüşlerin bu denli büyük olacağını tahmin etmiyordum. Tam o noktada bir iletişim uzmanıyla çalışabilseydim, süreci mükemmel şekilde yönetebilirdim.” şeklindeki açıklaması, iletişim uzmanlarının şampiyonluk sonrası sürecin kritik bir parçası olduğunu gösterdi.
Triatlon şampiyonu İpek Öztosun ise, “İletişim kanallarımı bireysel olarak yönetiyorum ancak bu durum bazen sınırlayıcı olabiliyor” diyerek, spor dallarının tanıtımında profesyonel destek almanın gerekliliğine dikkat çekti. Öztosun, Türkiye’de triatlonun hâlâ nispeten düşük bir bilinirliğe sahip olduğunu, ancak Avrupa’da en çok lisanslı sporcunun bulunduğu branş olduğunu belirterek, “Doğru yönlendirme sayesinde sporcular farklı yeteneklerini keşfederek yeni fırsatlara ulaşabilir.” şeklinde bir vizyon sundu.
Spor yazarı Ali Ergöçmez, panelde spor ekonomisinin iletişimle nasıl iç içe geçtiğini vurguladı. “Sporcular ve kulüpler maddi anlamda büyük yatırımlar yapsa da iletişim bütçelerine oldukça az pay ayırıyorlar. Aslında daha iyi iletişim, doğrudan daha çok sponsor demektir.” diyerek, kulüplerin iletişim stratejilerine daha fazla kaynak ayırması gerektiğini savundu. Ergöçmez, spor iletişiminin sadece medya görünürlüğü değil, aynı zamanda kriz yönetimi, sponsor ilişkileri ve toplumsal algı oluşturma gibi geniş bir yelpazeyi kapsadığını ifade etti.
Panel, katılımcılara spor iletişiminin yalnızca bir “ekstra” hizmet değil, başarıyı sürdürülebilir kılan bir temel olduğunu gösteren örneklerle doluydu. Katılımcıların sorularını yanıtlayan konuşmacılar, iletişim danışmanlarının sporcuların kariyer yolculuklarında ne kadar kritik bir rol oynadığını bir kez daha ortaya koydu.
Etkinliğin sonunda, katılımcılar spor iletişiminin akademik çalışmalar, profesyonel uygulamalar ve sponsorluk stratejileriyle bütünleşmesi gerektiği konusunda ortak bir görüşe vardılar. Üniversite yetkilileri, bu tür etkinliklerin öğrencilere gerçek dünya deneyimi kazandırdığını ve spor iletişimi disiplininin gelecekte daha fazla akademik ve sektörel iş birliğine açık olacağını belirtti.
PRTalks, spor dünyasındaki başarıların sadece fiziksel yetenekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda stratejik iletişimle desteklenmesi gerektiğini bir kez daha kanıtlamış oldu.