Rusya’nın önde gelen haber ajansı TASS’ın haberine göre, Medvedev X hesabından yaptığı İngilizce paylaşımda, “NATO bizim düşmanımız. Hangi ‘konsey’den bahsediyoruz ki?” diyerek Rusya‑NATO Konseyi’nin tamamen ortadan kaldırılmasına sevindiğini belirtti. Sovyet yazar Maksim Gorkinin sözlerini hatırlatan Medvedev, “Düşman teslim olmazsa yok olur” ifadelerini kullanarak tehdidin boyutunu artırdı.

Medvedev, NATO’yu “Moskova’nın düşmanı” olarak nitelendirdikten sonra, “Düşmana da düşman gibi davranılmalı” diyerek gerilimi tırmandırdı. Bu söylem, Rusya’nın Batı‑odaklı politikalarına karşı artan sertliğin bir göstergesi olarak algılandı.
Medvedev’in açıklamaları, kısa süre önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Avrupa’ya yönelik sert açıklamalarıyla örtüşüyor. Putin, “Avrupa’dan gelebilecek herhangi bir saldırı girişimi çok güçlü bir şekilde karşılık bulacak” ve “Avrupa savaş istiyorsa biz hazırız” diyerek Batı’ya gözdağı verdi. Bu sözler, Rusya’nın olası askeri bir müdahaleye hazır olduğunu ima ediyor.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya’nın “pervasız” tavırlarını kınayarak ittifakın Avrupa’yı korumak için tüm imkânlarını kullanacağını vurguladı. NATO’nun bu tür açıklamalara karşılık olarak savunma harcamalarını artırması ve Doğu Avrupa’da askeri varlığını güçlendirmesi bekleniyor.
Uzmanlar, bu karşılıklı tehdit atmosferinin Avrupa güvenlik mimarisini sarsabileceği ve bölgesel krizlerin tırmanmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Ukrayna krizi bağlamında, Rusya‑NATO arasındaki gerilimin yeniden bir silahlanma yarışına dönüşmesi ihtimali değerlendiriliyor.
Medvedev’in çıkışı, Putin’in “hazırız” mesajının bir uzantısı olarak görülüyor. Rusya’nın diplomatik söylemden açık tehdit diline kayması, uluslararası arenada yeni bir tırmanışın habercisi olabilir. Batı ülkeleri ise, bu tür açıklamaların bölgesel istikrarı zedelememesi için diplomatik kanalları aktif tutma zorunluluğu ile karşı karşıya.