
Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Yardımcısı ve Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov’un ABD yönetimi temsilcileriyle bir dizi gizli telefon ve yüz yüze görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu. Peskov, bu temasların karşılıklı güven tesis etme ve mevcut gerilimleri azaltma amacını taşıdığını vurguladı.

Görüşmede, ABD’nin Florida eyaletine bağlı Miami şehrinde düzenlenen bir dizi oturumda, Trump yönetiminin Özel Temsilcisi Steve Witkoff, eski Beyaz Saray danışmanı Jared Kushner ve Beyaz Saray personeli Josh Gruenbaum yer aldı. Kremlin ise Rusya Özel Temsilcisi Kirill Dmitriev’in Miami ziyareti sonrasında elde edilen bilgiler ışığında bu temasları organize etti.
Yuri Uşakov’un, Başkan Donald Trump yönetiminden yetkililerle yaptığı telefon görüşmesinde, İkinci Dünya Savaşı sonrası en kritik diplomatik temas olarak nitelendirilen bir çerçeve çizildi. Peskov, “Bilgiler analiz edildi ve Başkan Putin adına Rusya temsilcisi ile ABD temsilcileri arasında temas kuruldu. Diyaloğun devam ettirilmesi konusunda mutabakata varıldı” sözleriyle sürecin resmiyet kazandığını belirtti.
Görüşme sonrası basına sorulan sorularda, Kremlin’in ABD’nin önerdiği barış planını nasıl değerlendirdiği konusunda net bir açıklama yapılmadı. Peskov, “Müzakereleri baltalayabileceği ihtimali nedeniyle yorum yapmak istemiyoruz” diyerek temkinli bir tutum sergiledi. Bu tutum, iki ülke arasındaki mevcut askeri ve politik gerilimlerin hâlâ yüksek seviyede olduğunu işaret ediyor.
Ukrayna savaşı bağlamında, Rusya ve ABD’nin diyaloğu, çatışmanın sona erdirilmesi ya da kısıtlanması yönünde yeni bir diplomatik çerçeve oluşturabilir. Peskov, “Uşakov’un görüşmeleri, sadece iki ülke arasındaki ilişkilere değil, aynı zamanda Ukrayna’nın geleceğine de ışık tutacak bir adım” şeklinde konuştu. Analistler, bu temasların olası bir ateşkes anlaşması ya da yeni bir müzakere masasına zemin hazırlayabileceğini öne sürüyor.
Güncel gelişmeler ışığında, Rusya‑ABD diyaloğunun sürdürülebilir olması için her iki tarafın da iç ve dış politikadaki baskılarla başa çıkabilmesi gerekiyor. Uzmanlar, bu sürecin “kısa vadeli bir rüzgar değil, uzun vadeli bir denge arayışı” olduğunu vurguluyor. Gelecek haftalarda yapılacak resmi açıklamalar ve olası yeni görüşmeler, bölgedeki istikrarın yeniden şekillenmesinde kritik rol oynayacak.