
19 Ağustos 2025 tarihinde Samsun’un İlkadım ilçesi, Hançerli Mahallesi’ndeki bir otoparkta Hikmet Ulusal (73) ile Murat Saraç (53) arasında başlayan tartışma kısa sürede silahlı bir arbede hâline geldi. Ulusal, aracından çıkardığı tabancayı ateş ederek Saraç’ı hedef aldı. Görüntüler, silahın Saraç’ın belinden giren merminin koltuk altından çıktığını ve hedefi kaçırdığını ortaya koydu.
Silah ateşlendiği anda Saraç ciddi şekilde yaralandı; aynı anda Ulusal da silahın geri tepmesiyle sağ elini kaybetti. Yaralılar, Saraç özel bir hastaneye, Ulusal ise Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Her iki kişi de acil müdahale gördü.

Bu anlar, olay yerinde bulunan bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi ve dava dosyasına eklendi.
Yapılan araştırmalara göre, Hikmet Ulusal 1994 yılında bir radyocuyu silahla öldürmüş ve bu suçtan uzun bir cezaevine girmişti. Ancak 2000’lerin başında “Rahşan Ecevit affı” kapsamında şartlı tahliye edilerek serbest kaldı. Bu geçmiş, mahkeme sürecinde tartışma konusu oldu; savcılık, affın suçun tekrar işlenmesi üzerindeki etkisini sorguladı.
Durumun ciddiyeti, savcının “öldürmeye teşebbüs” ve “ruhsatsız silah bulundurma” suçlarıyla 14 yıl hapis talebine yol açtı. Mahkeme heyeti, Ulusal’ın “korkutma amacıyla ateş ettiğini” savunmasına rağmen, toplam 14 yıl hapis cezası (11 yıl “öldürmeye teşebbüs”, 3 yıl “ruhsatsız silah bulundurma”) vererek tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Sanık, mahkemede öldürme kastı olmadığını iddia ederken, mağdur Saraç, Ulusal’ın kendisine hakaret ettiğini ve üçüncü kez ateş etmesi halinde hayatını kaybedeceğini belirtti. Duruşmada cep telefonu görüntülerinin izlenmesi, savcının talebini destekleyen temel kanıt oldu.
Bu olay, Samsun’da kamu güvenliği ve eski mahkumların affıyla serbest bırakılması konularında geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Yerel yöneticiler, otopark gibi kalabalık alanlarda güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini vurgularken, adli makamlar ise affın şartlarını yeniden gözden geçirme ihtiyacını dile getirdi. Uzmanlar, benzer vakaların önüne geçilebilmesi için silah denetimlerinin sıkılaştırılması ve affın kapsamının sınırlanması gerektiğini belirtiyor.
Ulusal’ın cezası, affı alınan mahkumların topluma entegrasyonu ve tekrar suç işleme riskine dair yargı sisteminin yeni bir sınavı olarak görülüyor. Uzmanlar, bu kararın bir “uyarı” niteliğinde olduğunu ve benzer durumların daha ağır cezalarla sonuçlanabileceğini ifade ediyor.