
8. Çin Uluslararası İthalat Fuarı, 9‑13 Kasım tarihleri arasında Şanghay Uluslararası Sergi Merkezi’nde kapılarını açtı. Bu beş günlük etkinlik, kâğıt, tekstil, elektronik, yenilenebilir enerji ve gıda gibi geniş bir yelpazede ürün ve hizmetin sergilenmesine ev sahipliği yaptı. Katılımcı sayısı geçen yılın %30’u daha yüksek olup 4.500’ün üzerindeki şirketi ve 100’den fazla ülkeden temsilciyi bir araya getirdi.

Fuar alanı, 200.000 metrekarelik sergi alanı ve 15.000 metrekarelik dış mekan etkinlik alanı ile dünyanın en büyük ithalat fuarlarından biri konumunda. Organizatörler, bu yılki fuarda 1,2 milyar dolar değerinde potansiyel ticari anlaşmanın imzalanmasını hedeflediklerini belirttiler.
Fuar sadece bir ticaret platformu olmakla kalmayıp, “Kültür, ticaretin kalbidir” temasıyla kültürel bir köprü kurdu. Gün boyunca geleneksel Çin sanat gösterileri, çağdaş müzik performansları ve uluslararası gastronomi tadımları düzenlendi. Ayrıca “Gelecek Şehirleri” ve “Sürdürülebilir İnovasyon” gibi konularda panel ve sempozyumlar yapıldı; bu oturumlarda “İş dünyası, kültürel anlayışla güçlenir” şeklinde ifadelerle düşünce alışverişi gerçekleşti.
Fuar, ABD, Almanya, Hindistan, Brezilya ve Avustralya gibi önde gelen ekonomilerin yanı sıra Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden de yoğun ilgi gördü. Almanya’nın Hannover Messe AG temsilcileri, Çin’in yeni dış ticaret politikaları hakkında olumlu geri bildirimde bulunarak, iki ülke arasındaki iş hacminin önümüzdeki beş yılda %15 artacağını öngördü. Çin Ticaret Bakanı, “Bu fuar, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirecek fırsatlar sunuyor” diyerek, fuarın stratejik önemine vurgu yaptı.
Organizatörler, 2027 yılında gerçekleştirilecek 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı için dijital sergi platformları ve sanal gerçeklik (VR) turistik deneyimleri gibi yenilikçi teknolojileri entegre etmeyi planladıklarını açıkladılar. Bu sayede, fiziksel olarak fuara katılamayan şirketlerin de etkinlikten faydalanması hedefleniyor. Uzmanlar, fuarın bu dijital dönüşümünün, küresel ticaretin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir hâle gelmesinde kritik bir rol oynayacağını belirtiyor.