Sarıgöl ve çevresindeki bağlar, dünyanın en lezzetli sofralık Sultaniye üzümlerine ev sahipliği yapıyor. 2025 yılı ürününde, erken kesim ile başlayan hasat, bu hafta içinde Sultaniye ve çekirdekli sofralık çeşitlerin yoğun bir şekilde toplanmasıyla son aşamaya yaklaşıyor. Yağmur ve çamur gibi olumsuz hava koşullarına rağmen, bağ sahipleri örtü altındaki bağları soğuk depo etkisi yaratacak şekilde koruyarak taze üzümleri Aralık ortalarına kadar hasat etmeyi başardılar.

Bu taze ürünler, doğrudan iç piyasaya kamyonlarla sevk edilirken, ihracat miktarı neredeyse sıfır seviyesinde kalmıştır. Sarıgöl Ziraat Odası verilerine göre, bu yıl yaklaşık 113 bin dekarlık alanda bağcılık faaliyetleri sürdürüldü.
Üreticiler, özellikle girdi maliyetlerinin (gübre, ilaç, işçilik) %40‑%50 oranında artmasıyla birlikte, yaş ve kuru üzüm fiyatlarının beklentilerin çok altında kaldığını belirtiyor. Sarıgöl ve çevresindeki sayılı bağlarda, örtü altı üzümler hâlâ türfan olarak satılmaya devam ederken, kalan ürünler ise turşu, reçel ve pekmez üretiminde kullanılmaktadır.
Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, “Çiftçinin yılı bitmez; her yıl ‘gelecek yıl inşallah’ diyerek umutla üretime devam eder. Bu yıl girdi fiyatları çok yüksekti, ancak yaş ve kuru üzüm fiyatları umulan seviyede değildi.” şeklinde konuştu.
Sezon boyunca toplanan taze asma yaprakları, üretici ailelere ek bir gelir kaynağı sağladı. Bu yapraklar hem taze hem de salamura şeklinde satılarak, aile bütçelerine önemli bir destek sundu. Ayrıca, kurutulmuş asma yapraklarından yapılan dolma ve diğer yöresel yemekler, bölge mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.
Uzmanlar, önümüzdeki günlerde kalan bağların da kesilerek sezonun tamamen kapanacağını ve üreticilerin bir sonraki ekim planlarını gözden geçireceklerini belirtiyor. Hava koşullarının daha stabil olacağı, ancak girdi fiyatları ve pazar talebinin aynı belirsizlikleri taşıyacağı öngörülüyor.