Paris Temyiz Mahkemesi, Libya’dan yasa dışı seçim kampanyası finansmanı sağladığı iddiasıyla aldığı 5 yıl hapis cezasının temyiz süreci devam ederken Sarkozy’yi şartlı tahliye etti. Mahkeme, kaçma ya da delil karartma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle tutukluluğun kaldırılmasını onayladı. Karar, Fransa kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve siyasi arenada yeni tartışmalara yol açtı.

Sarkozy’nin avukatları, kararın geçici olduğunu ve temyiz süreci tamamlanmadan kesinleşmemesi gerektiğini vurguladı. “Müşterimin kaçma ya da delil karartma gibi bir niyeti yoktur. Şartlı tahliye, sadece mahkemenin takdirine bağlı bir önlemdir,” şeklinde konuşan avukat, kararın ardından ek bir açıklama yaptı: “Müşterimiz, mahkeme kararına tam bir saygı gösterecek ve adli kontrol şartlarını eksiksiz yerine getirecektir.”
Karar kapsamında Sarkozy, Adalet Bakanlığı yetkilileri ve davaya dahil olan diğer kişilerle temas kurmak yasaklandı. Ayrıca, belirli saatlerde evinde bulunması, düzenli olarak yetkililere rapor vermesi ve ülke içinde seyahat etmesi önceden izin alınmadan mümkün olmayacak. Mahkeme, cezasının geri kalanını evinde çekmesi süresince gözetim altında kalacağını belirtti.
Fransa basını, kararın “tarihi bir dönüm noktası” olduğunu öne sürerek, kamuoyunun tepkisinin ikiye bölündüğünü raporladı. Bazı yorumcular, eski başkanın adli kontrol altında serbest bırakılmasının adalet sistemine güveni zedeleyeceğini savunurken, diğerleri bu adımın “hukukun üstünlüğü” çerçevesinde alındığını ve siyasi bir motivasyon taşımadığını iddia etti. Avrupa Birliği temsilcileri, konunun “yakından izlenmesi” gerektiğini ve Fransa’nın iç hukuk prosedürlerine saygı duyulduğunu belirtti.
Temyiz mahkemesindeki süreç hâlâ devam ediyor. Eğer temyiz aşamasında karar bozulmazsa, Sarkozy’nin cezasının kalan kısmı ev hapsi olarak sürdürülür. Ancak, mahkeme kararının iptal edilmesi durumunda, Sarkozy yeniden cezaevine alınabilir. Bu belirsizlik, Fransa siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor.