
Eski kulüp yöneticisi Selahattin Baki, katıldığı bir televizyon programında Levent Ümit Erol ve Yağız Sabuncuoğlu’na, 2021-2022 sezonunda Fenerbahçe’nin teknik direktörü olarak görev yapan Jorge Jesus‘un transfer politikaları hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Baki, o dönemde Samet Akaydın‘ın Adana Demirspor’dan Fenerbahçe’ye getirileceği sürecinde, Jesus’un yönetim kuruluna doğrudan baskı yaptığını ve şu sözleri söylediğini iddia etti: “Samet’i almazsanız giderim”.

Bu itiraf, o dönemde kulübün transfer politikaları ve teknik direktör ile yönetim arasındaki ilişkilerin ne kadar gergin olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Jorge Jesus, Türkiye’ye geldiği ilk sezonunda takımı Avrupa kupalarına taşıma hedefiyle hareket etti ve bu hedef doğrultusunda kadro güçlendirmeleri için yoğun baskı yaptı.
Samet Akaydın, genç yaşta gösterdiği savunma performansıyla Adana Demirspor’da dikkat çeken bir oyuncu haline gelmişti. Jesus’un gözüne takıldıktan sonra, kulübün teknik ekibi ve yönetim kurulu arasında bir dizi tartışma yaşandı. Baki’nin açıkladığına göre, Jesus bu transferi “kaçınılmaz” olarak nitelendirmiş ve yönetimin kararını zorlamıştı.
Sonuçta, Samet Akaydın Fenerbahçe’ye transfer oldu ve o sezon kadroda yer alarak savunmanın istikrarına katkı sağladı. Ancak bu süreç, kulüp içinde “yöneticinin teknik direktöre boyun eğmesi” tartışmalarına da yol açtı.
Baki aynı programda, bir diğer çarpıcı detayı da Mauro Icardi‘nin ilk olarak Fenerbahçe’ye önerildiğini, ancak kulübün teknik ekip ve yönetim kurulunun oyuncunun yaşam tarzı nedeniyle teklifi reddettiğini belirtti. “Icardi’yi biz istemedik. Teknik ekip ve yönetim kurulu, yaşam tarzından dolayı uygun bulmadı,” şeklinde konuştu.
Bu açıklama, Fenerbahçe’nin o dönemdeki transfer stratejisinin sadece sportif değil, aynı zamanda kültürel ve disiplin faktörlerini de göz önünde bulundurduğunu ortaya koydu.
İtiraf yayınlandıktan kısa bir süre sonra sosyal medyada ve spor gündeminde geniş yankı buldu. Taraftar grupları, Jesus’un bu tarz bir baskı yapmasının kulüp içi dengeyi bozduğunu ve yöneticilerin bağımsız karar almasını engellediğini savundu. Diğer yandan, bazı futbol analistleri bu itirafın, o dönemdeki teknik direktör-yonetim ilişkilerinin bir örneği olduğunu ve benzer durumların diğer büyük kulüplerde de yaşanabileceğini dile getirdi.
Uzmanlar, bu tip itirafların kulüp politikalarının şeffaflığına dair önemli sorular doğurduğunu ve gelecekte benzer durumların önüne geçebilmek için yöneticilikte daha katı denetim mekanizmalarının gerektiğini vurguladı.
Selahattin Baki’nin yıllar sonra yaptığı bu itiraf, Fenerbahçe tarihinin 2020’li yıllarına ışık tutarken, teknik direktörlerin transfer üzerindeki etkisinin ne kadar büyük olabileceğini bir kez daha gösterdi. Futbol dünyasında bu tür açıklamaların ne kadar etkili olacağı ise zamanla netleşecek.
Jorge Jesus’un Samet Akaydın için ‘almazsanız giderim’ demesi çok ilginç. Acaba gerçekten öyle dedi mi?
Samet Akaydın’ın transferi ve Jorge Jesus’un tavrı ilginç. Acaba bu transfer gerçekten doğru karar mıydı?
Bu itiraflar gösteriyor ki futbol kulüplerinde teknik direktörlerin etkisi ne kadar büyük. Yönetim kurulları bağımsız karar alabiliyor mu?