Şener Üşümezsoy’dan Endişe Yaratan Uyarı: Bu Basit Bir Deprem Değil

Şener Üşümezsoy’dan Endişe Yaratan Uyarı: Bu Basit Bir Deprem Değil
Yayınlama: 10.12.2025
8
A+
A-

Türkiye’nin sarsıntılı günleri henüz bitmedi. Antalya’nın Serik ilçesindeki 4,9 büyüklüğündeki deprem, uzmanları daha derin bir tektonik riskin varlığına dair uyardı.

Deprem Sonrası Türkiye’nin Durumu

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli büyük depremler, ülkenin jeolojik yapısını sarsarak adeta bir beşik içinde sallanmasına neden oldu. AFAD verilerine göre, o tarihten bu yana ülke genelinde hâlen birçok düşük şiddette sarsıntı kaydediliyor. Bu durum, halkın ve yetkililerin deprem riskine karşı duyarlılığını artırırken, uzmanların da yeni analizler yapmasını zorunlu kılıyor.

Şener Üşümezsoy’un Analizi

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Serik’teki sarsıntının sadece basit bir yüzey kırığı olmadığını vurguladı. Uzman, depremin kuzeybatı‑güneydoğu doğrultulu ve yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda bir derin yapıya işaret ettiğini belirtti. Bu yapı, iki büyük tektonik plakanın—Akdeniz ve Anadolu—karşılaşma hattında oluşan bir ters fay sistemine işaret ediyor.

Ters Fay ve Yitim Zonu

Üşümezsoy, sarsıntının Akdeniz kabuğunun, Anadolu kabuğunun altına daldığı yitim zonu içinde gerçekleştiğini söyledi. Bu bölge, derinlikteki kayma ve sıkışma hareketlerinin bir araya geldiği bir “karmaşık hesaplaşma” alanı olarak tanımlanıyor. Tektonik haritalar üzerinden yaptığı incelemelerde, bölgedeki ters fay yapılarına özellikle dikkat çekti ve bu yapıların gelecekte daha büyük ve yıkıcı depremlere zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Kıbrıs‑Girit‑Rodos Tektoniği

Geçtiğimiz ay, Kıbrıs’ın güneyinden batıya uzanan bir hattın kırıldığını hatırlatan Üşümezsoy, bu hattın Girit ve Rodos adalarıyla bağlantılı bir tektonik zona oluşturduğunu belirtti. Bu zon, Akdeniz’in batı kesiminde hâlen aktif bir yükleme ve dekompresyon sürecine ev sahipliği yapıyor. Böyle bir ortamda, tek tek fayların değil, birbirleriyle etkileşen bir dizi yapının depremselliği tetiklediği anlaşılmaktadır.

“Antalya Körfezi ve çevresindeki hareketlilik, Akdeniz ve Anadolu plakalarının derinlerde süren bu karmaşık hesaplaşmasının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.” diyerek sözlerine son veren Üşümezsoy, bölge halkını ve yetkilileri daha kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapmaya çağırdı.

Uzman, önümüzdeki aylarda bölgede olası yeni sarsıntıların artabileceğini ve erken uyarı sistemleri ile mühendislik önlemlerinin hayata geçirilmesinin kritik olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, hem yerel yönetimlerin hem de merkezi hükümetin, deprem bilincini artırıcı eğitim programları ve yapı güçlendirme projelerine öncelik vermesi gerektiğini söyledi.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.