Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz, Turkuvaz Medya tarafından düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla başlayan 5. Finansın Geleceği Zirvesi’nin önemine dikkat çekti. Zirve, Turkuvaz Medya Merkezi’nde, bankacılık, sermaye piyasaları, sigorta, katılım finansı, kalkınma finansmanı ve banka dışı finans alanlarında sektör temsilcilerini bir araya getirdi.

Karagöz, “Küresel finansal mimarinin niteliksel bir dönüşümden geçtiği bu dönem, ülkemiz sermaye piyasaları açısından önemli fırsatlar barındırıyor.” diyerek, piyasaların mevcut dinamiklerini ve geçmiş yıllara kıyasla kaydedilen ilerlemeyi anlattı. “Sermaye piyasamızın dinamizmini gösteren gelişmeler, gelecek açısından da fırsatlarla dolu yeni bir büyüme hikayesini taşıyor.” şeklindeki vurgusu, yatırımcıların ve düzenleyicilerin dikkatini çekti.
Karagöz, Türkiye’nin sermaye piyasalarının potansiyeline henüz tam olarak ulaşmadığını, bunun yerli ve yabancı yatırımcı ilgisinin artırılmasıyla mümkün olacağını belirtti. Özellikle kolektif fonların bu sürecin en önemli adımı olduğunu söyleyerek, “Kolektif fonlar, sermaye piyasalarının derinleşmesi ve risk dağılımının sağlanması açısından kritik bir rol oynar.” ifadelerini kullandı.
TCMB’nin yeniden faiz indirimlerine başlamasıyla birlikte, yerli yatırımcıların sermaye piyasalarına yöneliminde artış bekleniyor. Karagöz, “Faiz ortamının iyileşmesi, risk iştahını canlandırarak sermaye piyasalarına girişi hızlandıracaktır.” diye ekledi. Aynı zamanda, küresel finans piyasalarında gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahının yeniden canlanması da Türkiye için fırsat yaratıyor.
Karagöz, yatırım dünyasında sürdürülebilirlik, şeffaflık ve sosyal sorumluluk gibi değerlerin önemine değindi ve cinsiyet eşitliği ile çeşitliliğin artırılmasının da uzun vadeli büyüme için şart olduğunu vurguladı.
Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı, “Bankacılık Dışı Finansın Görünümü” başlıklı sunumunda, birliğin 2025’in ilk 9 ayında işlem hacminin %88 artarak 2,55 trilyon TL’ye ulaştığını açıkladı. Aktif toplamları 1,461 trilyon TL, öz kaynakları ise 294 milyar TL’ye yükseldi. Ballı, bu rakamların “reel ekonomiye verilen desteğin somut bir karşılığı” olduğunu belirtti.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Uğur Gülen, “Sigorta, yoksulluğa geri düşüşü önleyen tek finansal araçtır.” diyerek, sektörde sigorta penetrasyonunu %2,5’ten %5’e çıkarmayı hedeflediklerini ve 2030’da sektörün iki katına ulaşmayı planladıklarını ifade etti. Gülen, deprem, sağlık, tarım, yeşil dönüşüm ve nüfusun yaşlanması gibi kritik konuların sigorta aracılığıyla çözülebileceğine dikkat çekti.
Karagöz, “Küresel finansal mimarinin niteliksel bir dönüşümden geçtiği bu dönem, ülkemiz sermaye piyasaları açısından önemli fırsatlar barındırıyor.” sözlerini yineleyerek, bu fırsatların stratejik adımlarla etkin değerlendirilmesinin piyasalara uzun vadeli bir ivme kazandıracağını vurguladı. Bu bağlamda, uzun vadeli finansman sağlayan derinleştirilmiş sermaye piyasaları, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasında kilit rol oynayacak.