
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı, hastane laboratuvarında uyuşturucu tahlillerinin “temiz” çıktığı yönündeki şikayetleri değerlendirmek üzere geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, laboratuvarın rutin test prosedürlerini manipüle ettiği, sonuçları değiştirdiği ve bu hizmeti para karşılığı sunduğu iddia edilen 30 kişi tespit edildi. Şüpheliler arasının büyük bir kısmını hastane çalışanları oluşturuyor; doktor, hemşire ve laboratuvar teknisyenleri bu skandalın merkezinde yer alıyor.
Yaklaşık iki ay süren teknik ve fiziki takibin ardından, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin ikamet adreslerine eş zamanlı baskın düzenledi. Operasyon sırasında, tahlil raporlarına erişim sağlayan bilgisayarlar, laboratuvar ekipmanları ve şüpheli ödemelere ilişkin banka kayıtları gibi önemli deliller ele geçirildi. Gözaltına alınan 30 kişinin 8’i doğrudan hastane personeli iken, geri kalanları dışarıdan temin edilen “hizmet” karşılığında raporları değiştiren kişilerdir.
Şüphelilerin, uyuşturucu madde kullanımına ilişkin test sonuçlarını “pozitif” yerine “negatif” olarak belgelendirdikleri, raporları hastane yönetimine veya ilgili mahkemelere sunmak zorunda kalan hastaların ise bu sahte raporlar üzerinden yasal süreçlerden kurtuldukları iddia ediliyor. Ayrıca, bazı durumlarda “temiz” raporların doğrudan uyuşturucu bağımlısı olarak tespit edilen hastalara satıldığı ve bu yolla hastaların iş ve sosyal hayatlarını korudukları ileri sürülüyor.

Şu an itibarıyla gözaltına alınan 30 kişi hakkında adli işlem devam ediyor. Emniyet yetkilileri, şüphelilerin ifadelerinin alındığını ve gözaltı sürecinin yasal çerçevede yürütüldüğünü belirtti. Savcılık, elde edilen deliller ışığında, “Sağlık sektöründe sistematik bir yolsuzluk” olduğunu ve suçun ağırlığının göz önünde bulundurularak ağırlaştırılmış cezalar talep edeceğini ifade etti.
Yerel yönetim ve Sağlık Bakanlığı temsilcileri ise konuya ilişkin acil bir denetim süreci başlatılacağını ve benzer vakaların önüne geçmek amacıyla tüm devlet hastanelerinde laboratuvar denetimlerinin sıkılaştırılacağını açıkladı. Hastane yönetimi ise, olayın fark edilmediği için özür dileyerek, iç denetim mekanizmalarını gözden geçireceklerini ve hastaların güvenini yeniden tesis etmek için adımlar atacaklarını duyurdu.
Uzmanlar, bu tür bir skandalın özellikle güvenilir sağlık hizmetleri sunulması açısından büyük bir uyarı olduğunu vurguluyor. Tıp etiği uzmanları, hastane içi denetimlerin yetersiz kalması halinde benzer olayların başka şehirlerde de yaşanabileceğine işaret ediyor. Halk arasında ise, hastanelerdeki laboratuvar sonuçlarına duyulan güvenin sarsıldığı ve bu tür olayların önlenmesi için daha şeffaf bir sistem talep edildiği görülüyor.