
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, pozitif çıkan uyuşturucu test sonuçlarının para karşılığı negatif olarak düzenlendiği iddiası, sağlık sisteminin şeffaflığına yönelik ciddi bir soru işareti yarattı. Laboratuvar personeli ve dışarıdan gelen bazı kişiler arasında kurulan bu yasa dışı ağın, hastane içinde sahte belge düzenlemesi, rüşvet ve delil yok etme gibi suçları içerdiği ortaya konuldu.

Bu tür testlerin değiştirilmesi, yalnızca hastaların tedavi süreçlerini etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda adli soruşturmaların da yönünü saptırarak adalet sistemine büyük zararlar vermektedir.
İlgili savcılığın başlattığı geniş çaplı soruşturma neticesinde, 40 şüpheliye resmi belgede sahtecilik, rüşvet ve delil gizleme suçlamalarıyla yakalama kararı çıkarıldı. Operasyonlar Siirt, İstanbul, İzmir, Mersin ve Diyarbakır’da gerçekleştirildi; toplam 30 kişi gözaltına alındı. Bu kişiler arasında hastane çalışanları, dışarıdan gelen “aracı” kişiler ve bazı yerel iş adamları da bulunuyor.
Gözaltına alınanların 8’i doğrudan hastane personeli iken, kalan 22’si farklı şehirlerdeki şüpheli bağlantılar üzerinden tespit edildi. Şüphelilerin bir kısmı hâlâ kaçak hâlinde ve firari 10 şüpheli için geniş çaplı yakalama çalışmaları sürüyor.
Şüphelilerin tutuklanması sonrası, nöbetçi sulh ceza hakimliği 19 kişiyi tutuklarken, 11 kişiyi serbest bırakıp adli kontrol kararları verdi. Serbest bırakılanların arasında bazıları hâlâ soruşturmanın devam eden bölümlerinde tanık olarak dinlenebilecek durumdadır. Avukatlar ise tutuklamaların kanıt eksikliği ve yargı süreçlerinin hızlandırılması konusunda endişelerini dile getirdi.
Sağlık bakanlığı, benzer skandalların önüne geçmek için laboratuvar denetimlerini sıkılaştırma ve elektronik izleme sistemleri kurma planlarını açıkladı. Uzmanlar ise, hastane içi etik komitelerinin güçlendirilmesi ve dış denetim mekanizmalarının artırılmasının gerekliliğini vurguluyor.