Mehmet Şimşek, 3 Şubat itibarıyla açıklanacak olan Ocak ayı enflasyon rakamlarının yüzde 20’yi aşma ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirtti. “Bu rakam, enflasyon hedeflerinin üst bandına ulaşması anlamına geliyor, fakat bu geçici bir durum.” şeklinde konuştu. Bakan, 2026 yılında dezenflasyon sürecinin devam edeceğini ve enflasyonun tek haneye gerileyeceğini vurguladı.

5’inci Finansın Geleceği Zirvesi, Hazine ve Maliye Bakanı’nın katılımıyla gerçekleşti. Zirvede Şimşek, “Programımızın nihai hedefi sürdürülebilir büyüme, adil gelir dağılımı” ifadeleriyle politikalarının temel yönünü özetledi. Zirve konuşmasında üç aşamalı bir strateji tanımlandı:
1. Kontrol Dönemi – enflasyonun baskı altında tutulması;
2. Dengesizliklerin Giderilmesi – mali disiplin, vergi reformu ve kayıt dışı ekonomi ile mücadele;
3. Hedeflerin Tutulması – tek hane enflasyonu ve cari dengeye ulaşma.
Şimşek, bu üç safhanın birbirini destekleyecek şekilde tasarlandığını ve “para politikası, maliye politikası, gelir politikası”nın uyum içinde hareket edeceğini vurguladı.
Bakan, enflasyonu yüzde 30’un üzerinde tutan iki ana kalemi – kira ve eğitim – hedeflediklerini açıkladı. “Konut arzının artmasıyla birlikte kira fiyatları da normalleşecek” diyerek, uzun yıllardır uygulanan %25 kira artış limitinin artık sürdürülebilir bir seviyeye çekileceğini belirtti. Bu çerçevede, konut fiyatları ile kira arasındaki dengesizliklerin giderilmesi, hanehalkı üzerindeki enflasyon baskısını azaltacak.
Özel eğitim kurumları ve vakıf üniversitelerinde görülen aşırı fiyat artışları da programın öncelikleri arasında. Şimşek, “Eğitimde kural bazlı fiyatlandırmaya gidiyoruz” diyerek, gelecekte eğitim maliyetlerinin de enflasyonist baskıdan çıkacağını müjdelerken, kira ile birlikte iki kalemde de aşağı yönlü bir trend beklediklerini ifade etti.
Şimşek, mali disiplinin sıkı bir şekilde uygulanması, vergi harcamalarının azaltılması ve etkisiz istisnaların kaldırılması sayesinde bütçenin iyileştiğini vurguladı. “Bütçeyi yüzde 3,1 civarında bir açıkla tamamlayacağız” diyerek, 2025 yılı için bütçe hedeflerinin de tutturulacağını sözlerine ekledi. Bu durum, kamu borçlanmasının azalmasını ve özel sektöre daha fazla kredi akışı sağlanmasını mümkün kılıyor.
Yeşil dönüşüm yatırımları ve hizmet ihracatındaki güçlü performans, cari açığın daralmasına yardımcı oldu. Şimşek, “Altın hariç gerçekten cari açık diye bir sorun kalmadı” diyerek, cari açığın yüzde 2‑2,5 aralığında sürdürülebilir bir seviyede olduğunu ve bu yıl yüzde 1,5 civarında kapatılacağını belirtti. Bu başarının, yerli petrol ve doğal gaz üretiminin artışı, yenilenebilir enerji yatırımları ve dış ticaretin dengelenmesiyle mümkün olduğunu hatırlattı.
Şimşek, uzun vadeli hedeflerin sadece enflasyonu düşürmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda “sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımı”nın sağlanması olduğunu vurguladı. Politikaların üç safhada uygulanması, ekonomik istikrarı pekiştirecek ve Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracaktır. “Türkiye’nin küresel yarıştan kopmaması için yapısal dönüşüm başlığımız var.” ifadeleriyle, reformların devam edeceğine dair güven verdi.