
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, özellikle Şanlıurfa‑Diyarbakır karayolu üzerinden geçen şehir içi çevre yolunda meydana gelen ölümcül kazalar, bölge halkını derin bir üzüntü ve öfkeye sürükledi. Geçtiğimiz hafta aynı yolda eşini kaybeden Ömer Gül’ün çığlığıyla başlayan eylem, Siverek Kent Konseyi öncülüğünde, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla büyüdü.

İlçenin Şirinkuyu ışıklarında toplanan kalabalık, basın açıklamasını okuyan Siverek Kent Konseyi Başkanı Adnan Uğur Tamses şu sözlerle konuştu:
“Siverek’in içinden geçen Şanlıurfa‑Diyarbakır karayolunun şehir dışına çıkarılması gerekiyor. Aksi takdirde daha fazla çocuk yetim kalacak.”
“Geçici önlemler yetersiz. Artık ertelenemez bir noktaya geldik.” şeklindeki açıklaması, çevre yolunun şehirleşme sürecinde ortada kalmasının yaratmış olduğu tehlikeyi açıkça ortaya koydu.
Geçici Önlemler Yetersiz Kalıyor, Artık Ertelenemez
Tamses, geçmişte planlanan ancak hiç hayata geçirilmemiş bir çevre yolunun, Siverek’in hızlı ve plansız büyümesi nedeniyle yerleşim alanlarının tam ortasına sıkıştığını belirtti. “Ağır tonajlı araçların şehir içi trafikle iç içe seyretmesi, yayalar, öğrenciler ve bölge sakinleri için ciddi bir can güvenliği tehdidi oluşturuyor.” diyerek mevcut durumun aciliyetine vurgu yaptı.
Basın açıklamasında yetkililere dört maddelik acil çağrı yapıldı:
1. Mevcut çevre yolunun ivedilikle şehir dışına alınması.
2. Yeni çevre yolunun uzun vadeli şehir planlamasına uygun şekilde projelendirilmesi.
3. Çözüm sağlanana kadar geçici ve etkili trafik güvenliği önlemlerinin artırılması.
4. Yetkili kurumların süreci şeffaf bir biçimde yürütmesi, yerel dinamikleri ve halkın taleplerini dikkate alması.
Eşini Kaybeden Ömer Gül’ün Çaresiz Çığlığı
Geçtiğimiz gün aynı yolda meydana gelen kazada, 15 günlük bebeğinin annesi olan Canan Erçek Gül’ü kaybeden Ömer Gül, taziyesini yarıda bırakarak protestoya katıldı ve duygusal bir konuşma yaptı:
“Dün bu yolda, karşıya geçerken eşimi kaybettim. Yeni ölümlerin yaşanmaması için taziyemi yarıda bırakıp bu eyleme katıldım. İnşallah benim acım son olur, bu yoldaki ölümler benim acımla son bulsun. Şehir içinden 170 km/h hızla arabalar gidiyor, bu ihmal bir katliamdır. Eşim 3 çocuğu yetim bıraktı, biri henüz 15 günlük. Lütfen yetkililer bu yolu kaldırın, başka çocuklar yetim kalmasın.”
Ömer Gül’ün feryadı, eyleme katılan vatandaşları derinden etkiledi. Katılımcılar, basın açıklamasının ardından 5 dakikalık oturma eylemi yaptı ve ardından olaysız bir şekilde dağıldı.
Yerel Yönetim ve Emniyet Görüşleri
İlçe belediye başkanı Mehmet Ali Yıldız, protestoyu “halkın meşru talepleri” olarak nitelendirerek, “Gerekli incelemeler yapılacak, ancak yolun tamamen kapatılması gibi radikal bir karar, trafik akışını kesintiye uğratabilir. Alternatif güvenlik önlemleri de değerlendirilmeli.” dedi.
Emniyet amiri Serdar Kılıç ise, “Kazaları önlemek amacıyla ek denetimler ve hız kontrol noktaları kurulacaktır. Ancak, altyapısal bir çözüm olmadan sadece denetim yeterli olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Gelecek İçin Umut ve Beklenti
Protestoya katılan vatandaşlar, yetkililerin talebi dikkate alıp çevre yolunu şehir dışına taşıması ve uzun vadeli bir şehir planlaması yapılması için baskılarını sürdüreceklerini belirtti. Siverek halkı, bir daha benzer trajedilerin yaşanmaması adına “Acımız bir daha tekrarlanmasın” sloganıyla sesini yükseltmeye kararlı.
Bu olay, sadece Siverek için değil, Türkiye genelinde şehir içi yol güvenliği politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.