Soğuk Isırığına Dikkat! Kışın Uç Bölgelere Gelen Tehlike

Soğuk Isırığına Dikkat! Kışın Uç Bölgelere Gelen Tehlike
Yayınlama: 02.01.2026
2
A+
A-

Dermatoloji Uzmanı Dr. Sena İnal, soğuk ısırığının erken tedavi edilmezse doku ve uzuv kaybına yol açabileceğini vurguladı.

Soğuk Isırığı Nedir?

Soğuk ısırığı, vücudun el, ayak parmak uçları, burun ve kulak gibi uç bölgelerinin aşırı soğuğa uzun süre maruz kalması sonucu ortaya çıkan bir doku hasarıdır. Soğuğa temas eden bölgede kan damarları daralır, oksijen ve besin akışı azalır; bu da kızarıklık, morarma, şişlik ve ağrı gibi belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur. Ciddi vakalarda, doku ölümüne (nekroz) ve uzuv kaybına kadar ilerleyebilir.

Belirtiler ve Tanı

Soğuk ısırığı genellikle kızarıklık, morarma, yanma hissi, şiddetli ağrı ve hassasiyet şeklinde kendini gösterir. Hastalar çoğu zaman aynı anda iki elde ya da ayakta benzer şikayetler bildirir. Erken tanı için dermatoloji uzmanının bölgeyi görsel olarak incelemesi ve hastanın soğuğa maruz kalma süresinin sorgulanması gerekir. Gerekirse doppler ultrason gibi görüntüleme yöntemleri ile damar tıkanıklığı ekarte edilebilir.

Risk Grupları

Dr. Sena İnal, aşağıdaki grupların soğuk ısırığına daha duyarlı olduğunu belirtti:

Kadınlar, zayıf bireyler, çocuklar, yaşlılar, dolaşım bozukluğu olanlar, sigara içenler, bağ dokusu hastalığı bulunanlar ve damarları büzücü ilaç kullanan kişiler. Bu bireylerde kan dolaşımı zaten zayıf olduğundan soğuğa karşı direniş daha düşüktür.

Korunma Yöntemleri

Soğuk ısırığından korunmanın en etkili yolu, soğuğa maruz kalma süresini kısaltmak ve koruyucu ekipman kullanmaktır. Uzman önerileri:

  • Eldiven, termal çorap ve kalın çorap gibi izolasyon sağlayan giysiler giyilmelidir.
  • Rüzgar geçirmez dış katmanlar tercih edilmelidir.
  • Uzun dışarıda kalınacaksa sık aralıklarla ısı molaları verilmelidir.
  • Uç bölgelere doğrudan soğuğa maruz kalmaktan kaçınılmalı, mümkünse elleri ceplerde tutmak gibi önlemler alınmalıdır.

İlk Yardım ve Tedavi

Soğuk ısırığı şüphesi olan kişiler için ilk adım etkilenen bölgeyi yavaş yavaş ısıtmaktır. Dr. İnal, “Ani ve yüksek ısı yerine, ılık (30‑35 °C) suyla ya da ılık bezle yavaş yavaş ısıtmak, damarların genişlemesine ve kan akışının artmasına yardımcı olur” diyor.

Ayrıca hafif egzersizler (örneğin parmakları sıkıp gevşetmek) kan dolaşımını destekler.

Eğer ağrı, şişlik ve kızarıklık 24‑48 saat içinde azalmıyorsa, dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Uzmanlar gerektiğinde damar genişletici ilaçlar, topikal kremler ve nadir durumlarda cerrahi müdahale (nekroz olmuş dokunun debridmanı) uygulayabilir.

Ne Zaman Uzmanına Gitmeli?

• Şiddetli ağrı ve morarma devam ediyorsa
• Bölgede kabuklaşma, yara veya döküntü oluşmuşsa
• Soğuk ısırığı belirtileri 48 saatten fazla sürüyorsa
• Hastada diyabet, periferik arter hastalığı gibi kronik hastalıklar varsa

Bu durumlar, gecikmiş tedavinin uzuv kaybına yol açabileceği riskini artırır ve acil müdahale gerektirir.

Soğuk ısırığı, yalnızca bir cilt problemi değildir; yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilecek potansiyel bir sağlık tehdididir. Dr. Sena İnal, “Kış aylarında özellikle risk grubundakiler, soğuğa maruz kalmadan önce önleyici önlemleri almalı; belirtiler ortaya çıktığında ise vakit kaybetmeden uzmanına başvurmalıdır” şeklinde uyarısında bulundu.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.