On binlerce vatandaş sokaklara dökülerek yolsuzlukla mücadele çağrısında bulundu ve bu baskı, Başbakan Rosen Jelyazkov’un görev süresi dolmadan istifa etmesine yol açtı.

Jelyazkov, Perşembe günü yaptığı basın açıklamasında, “Hükümet bugün istifa ediyor. Her yaştan, etnik kökenden ve dinden insanlar istifayı talep etti. Bu sivil enerji desteklenmeli ve cesaretlendirilmelidir” diyerek istifanın toplumsal bir hareketin sonucunda alındığını vurguladı.
Bu açıklama, muhalefetin güvensizlik oylamasını parlamentoda oylamadan hemen önce geldi ve hükümetin kriz yönetimindeki zayıflığını gözler önüne serdi.
Çarşamba günü, Sofya’da ve diğer büyük şehirlerde on binlerce kişi toplanarak “İstifa” sloganları attı. Katılımcılar, 2026 taslak bütçesinin yolsuzluk ve şeffaflık eksikliği nedeniyle hazırlanmış olmasına karşı çıkıyordu. Protestocular, politikacıların karikatürlerini taşıyan “Bıktım!” pankartlarıyla hükümetin hesap vermesini talep etti.
Geçtiğimiz hafta, Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis de protestoculara destek verdi ve Bulgaristan’da erken seçimler yapılması gerektiğini belirtti. Bu uluslararası destek, istifanın sadece iç politika değil, bölgesel istikrar açısından da kritik olduğunu gösteriyor.
Bulgaristan, 1 Ocak 2026’da Euro Bölgesi’ne katılmayı planlıyor. Başbakanın istifası, bu sürecin kesintiye uğrayıp uğramayacağı konusunda soru işaretleri doğurdu. Ekonomistler, Jelyazkov’un istifasının, ülkenin Euro entegrasyonunu geciktirmeyecek, ancak güven eksikliği nedeniyle yatırımcıların temkinli davranabileceğini uyarıyor.
Birçok analist, yolsuzluk algısının düşük olduğu bir ortamda, Euro’ya geçişin toplumsal destek bulmasının zorlaşacağını ve fiyat istikrarı konusundaki endişelerin artacağını belirtiyor.
Market Links’in direktörü Dobromir Jelyazkov, “Bulgar toplumu, ülkenin yönetim modeli karşısında çok geniş bir birlik içinde” diyerek toplumsal birliğin hâlâ güçlü olduğunu vurguladı. Ancak aynı uzman, “Güven düzeyi tarihsel olarak en düşük seviyelere yaklaşmış durumda ve bu, ciddi bir siyasi ve kurumsal krizin işareti” ifadelerini kullandı.
Transparency International’ın Yolsuzluk Algısı Endeksi’ne göre Bulgaristan, Avrupa ortalamasının oldukça altında bir konumda. Bu durum, erken seçimlerin ardından yeni bir hükümetin yolsuzlukla mücadeleye odaklanması gerektiğini işaret ediyor.
Geçmişte, üç dönem başbakanlık yapan Boyko Borisov’un hükümetine karşı 2020’de gerçekleşen kitlesel yolsuzluk protestoları sonrasında ülke yedi kez erken seçime gitmişti. Şimdi ise benzer bir yol haritası, Jelyazkov sonrası siyasi arenada belirginleşiyor.
Parlamentoda yeni bir koalisyonun kurulması ve erken seçim takviminin açıklanması bekleniyor. Bu süreçte, AB’nin en yoksul üyesi olan Bulgaristan’ın Euro’ya katılımı, yeni bir ekonomik istikrar fırsatı olarak görülse de, toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi kritik bir ön koşul olarak öne çıkıyor.
İstifanın ardından, hem iç hem de dış politikada yeni bir yön belirlenmesi, Bulgaristan’ın Avrupa içindeki konumunu yeniden şekillendirecek.