
İdlib şehrinde 15 Aralık’ta bir marketten alınan, son kullanma tarihi bir yıl geçmiş humus konservesi, Maha (37), Muhammed (48) ve oğlu Abdullah (18) tarafından tüketildi. İlk belirtiler kısa sürede ortaya çıktı; anne aniden nefes darlığı ve kusma şikayetleriyle evde hayatını kaybetti.
Olayın 12 saat sonrası, Suriyeli sağlık otoritelerinin koordinasyonuyla aile, 16 Aralık’ta Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan ambulansla Hatay’ın Reyhanlı Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. İlk müdahalelerin ardından, hastalar Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’ne nakledildi.
Dr. Mustafa Oğuz Tuğcan, Acil Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyesi olarak, hastaların durumunu şöyle açıkladı: “Abdullah yutma güçlüğü yaşarken, babası entübe haldeydi. Antidot tedavisi ve yoğun bakımda bir hafta süren tedavi sonrasında Abdullah taburcu edildi, babasının durumu ise iyileşme sürecinde.”
Tuğcan, Clostridium botulinum toksininin son kullanma tarihi geçmiş konservelerde oluşabileceğini ve kasları geçici felç ettiğini vurguladı. “Negatif basınçlı kapaklar normaldir; pozitif basınç ve şişkin kapaklar bakteri üremesine işaret eder,” diyerek, bu tip konservelerin oda sıcaklığında saklanması gerektiğini belirtti.

Abdullah Numra, “Babam iki konserve aldı, bir lokma yedik ve zehirlendik. Annemi kaybettik, doktorlar sayesinde iyileştim. Bu hatanın bedelini annemle ödedi” ifadelerini kullandı. Baba Muhammed Numra ise Türkiye’nin sağlık desteğine teşekkür ederek, gelecekte gıda güvenliğine daha fazla özen göstereceklerini belirtti.
Bu trajik olay, özellikle mülteci kamplarında gıda dağıtımının kalite kontrolünün ne kadar kritik olduğunu gösterdi. Uzmanlar, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin dağıtımının engellenmesi ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.