
TV100’de yayınlanan tartışma programında, siyaset bilimci Prof. Dr. İpek Özkal Sayan ile Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni ve Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı Sinan Burhan arasında beklenmedik bir gerginlik yaşandı. Sayan, iklim değişikliği ve tarımsal zararlar üzerine “Kim kiraz yedi bu sene? Ben kirazı göremedim bile” şeklinde bir soruyla tartışmayı başlattı. Bu soru, Burhan’ın tepkisini çeken bir kıvılcım oldu.

Burhan, soruya hemen sert bir yanıt vererek, “İpek Hoca, 66 ilde don oldu. Kayısı da yemediniz bu sene. Ne yapalım? Memlekette bu sene meyve yoktu. Sizin bahçeniz yok mu, bahçelerinizde meyve var mıydı?” diyerek durumu eleştirdi. Ardından, “Her şeyi hükümete bağlamayın. Donu da mı hükümet yaptı? 66 ilde afet olmuş, hükümet ne yapacak, klima mı takacak?” sözleriyle hükümeti iklim krizi konusunda sorumlu tutmaya çalıştı. Bu sözler, izleyiciler ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.
Prof. Dr. Sayan, Burhan’ın eleştirisine karşılık olarak, “Az önce söyledim. Yine don olacak dedim. Çiftçinin korunması lazım, sigorta lazım dedim” diyerek görüşünü yineledi. Sayan, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerken, devletin çiftçileri koruma sorumluluğunu vurguladı. Bu noktada, iklim politikaları ve tarım destekleri üzerine daha geniş bir tartışmanın kapısını araladı.
Programın ardından sosyal medyada #DonKrizi ve #KlimaTakviyesi gibi hashtag’ler trend olmaya başladı. Kullanıcılar, 66 ilde yaşanan don olayının nedenlerini ve devletin aldığı önlemleri tartıştı. Bazı yorumcular, Burhan’ın tepkisinin aşırı olduğunu düşünürken, diğerleri ise hükümetin iklim krizine karşı daha etkili çözümler üretmesi gerektiğini savundu.
Uzmanlar, özellikle tarım sektörü için iklim değişikliğinin risklerini azaltacak sigorta mekanizmaları ve tarımsal destek programlarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli iklim adaptasyon stratejileri geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu bağlamda, programda gündeme gelen soruların ve tepkilerin, politika yapıcıların dikkatini çekmesi ve somut adımların atılmasına vesile olması bekleniyor.